<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="http://www.sanaldata.com//RSS_xslt_style.asp" version="1.0" ?>
<rss version="2.0" xmlns:WebWizForums="http://syndication.webwizguide.info/rss_namespace/">
 <channel>
  <title>SanalData - Teknoloji &#304;le Bulu&#351;ma Noktan&#305;z</title>
  <link>http://www.sanaldata.com/</link>
  <description>XML içerik linki; SanalData - Teknoloji &#304;le Bulu&#351;ma Noktan&#305;z : Son 10 Gönderilenler</description>
  <pubDate>Fri, 21 Nov 2008 08:40:07 +0000</pubDate>
  <lastBuildDate>Thu, 20 Nov 2008 10:11:38 +0000</lastBuildDate>
  <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
  <generator>Web Wiz Forums 10.02</generator>
  <ttl>30</ttl>
  <WebWizForums:feedURL>www.sanaldata.com//RSS_topic_feed.asp</WebWizForums:feedURL>
  <image>
   <title>SanalData - Teknoloji &#304;le Bulu&#351;ma Noktan&#305;z</title>
   <url>http://www.sanaldata.com//forum_images/logo.jpg</url>
   <link>http://www.sanaldata.com/</link>
  </image>
  <item>
   <title>Kisisel Bakim Y&#246;ntemleri &amp; Sa&#240;l&#253;k Sorunlar&#253; : Böbrek Taşları</title>
   <link>http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22243&amp;PID=31716#31716</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.sanaldata.com//member_profile.asp?PF=1">DIABLO</a><br /><strong>Konu:</strong> Böbrek Taşları<br /><strong>Gönderim Zamani:</strong> 20-Kasim-2008 Saat 10:011<br /><br /><!-- End Adsense Reklam -->		<div id="post_message_76039">			<!-- BEGIN TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start --><!-- END TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start -->			 <img src="http://www.aritercume.com/eczacimiz/bobrek.jpg" border="0" /><br>Böbrekler bel kemiğinin iki yanında<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kaburgaların hemen altında yer alan<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> yumruk büyüklüğünde<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />fasulyeye benzeyen bir çift organdır. Başlıca işlevleri kanın fazlasuyunu ve artık maddelerini süzmektir. Bu maddeler idrar şeklindeüreter denilen kanallarla böbrekten mesane&#8217;ye (sidik torbası) aktarılırve buradan da uretra yolu ile dışarıya atılır. <br>Böbrekler aynı zamanda 3 önemli hormonu da üretirler. Bunlar kemiklerdekırmızı kan hücrelerinin üretimini harekete geçiren eritropoetin; kanbasıncını düzenleyen renin ve sağlıklı kemikleşme için gerekli olan Dvitamini. <br><br>Böbrek Taşı Nedir: <br><br>Henüz tamamen anlaşılamamış bazı sebeplerle normal idrarın içeriğindebulunan özellikle ürik asit ve kalsiyum gibi maddeler kristalleşerekböbrek içinde taş olarak adlandırılan yapıları oluştururlar. Tıbbi adıNefrolitiazis dir. Oluşan bu taşlar golf topu kadar büyük olabileceğigibi kum tanesi kadar küçükte olabilirler. Düzgün yuvarlak<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> sivri<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> asimetrik vs. çeşitli şekillerde olabilirler. Çoğu taş sarı-kahverengi renklerdedir. Ancak kimyasal bileşimine göre bronz rengi<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> altuni veya siyah renkli taşlar da olabilir. <br><br>Bazı taşlar hiç belirti vermeden böbrekte kalabilirler. Bazıları ise üretirler<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />mesane ve uretra boyunca yer değiştirirler ve idrarla dışarıatılabilirler. Küçük olan taşlar herhangi bir belirti vermeden veya çokaz bir rahatsızlıkla dışarı atılabilirken daha büyük olan taşlar çokşiddetli ağrılara sebep olabilirler.Bazen de idrar geçişini önleyebilentehlikeli tıkanıklıklar oluşturabilirler. <br><br>Görülme Sıklığı: <br><br>Oldukça sık görülen bir hastalıktır. Erkeklerin % 10-15 i<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />kadınların ise ortalama % 5 inde görülür.İlk olarak genellikle 20-30yaşlarında ortaya çıkar. Özellikle erkeklerde bir kez taş oluşmuşerkeklerin 2/3 ünde ortalama 9 yıl içinde taş tekrarlamaktadır.<br><br>Sebepleri: <br><br>Böbrek taşını oluşturan sebepler kesin olarak bilinmemektedir. Bazıaraştırmacılar içilen suyun çok fazla sert (kalsiyum sulfat içeriğifazla) veya çok fazla yumuşak (sodyum karbonat içeriği fazla) olmasınınetki edebileceğini söylemektedirler. Aşırı alkol tüketimi<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />gut hastalığı da aşırı taş oluşumuna sebep olabilir.Bazı araştırmacılarise aşırı sıvı kaybına neden olan sıcak iklimlerde böbrek taşının dahasık rastlandığını<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> bir başka grup birtakım özel yiyeceklerin böbrek taşına neden olduğunu iddia etmektedir. <br><br>Supersaturasyon teorisi: ( aşırı doygunluğa bağlı kristalleşmeteorisi.) En yaygın teoridir. Vücudun susuz kalmasına bağlı olarakidrar daki sıvı oranı ile çözünen katı maddeler arasında dengesizlikoluştuğuna inanılır. Bu çözünmüş artık maddeler ile aşırı yüklenenidrar bir noktada doygunluğa uğrar ve bu noktadan sonra artık maddeleryavaş yavaş birikerek kristalizasyona ve taş oluşumuna sebep olur. Bunedenle taş oluşumunu engellemek için çok miktarda su içilmesiönerilir. <br><br>İnhibitörler: Normal idrar kristalleşmeyi engelleyen inhibitörleriiçermektedir. Bir teoriye göre bazı kişilerde bu inhibitörler yeterligörevi yapamamakta <img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kristalleşmeyi ve dolayısıyla taş oluşumunu engelleyememektedir. <br><br>Böbrek Taşlarının Tipleri: <br><br>Böbrek taşları kimyasal içerik olarak farklılıklar gösterir. <br><br>*Kalsiyum Taşları: <br><br>Tüm böbrek taşlarının yaklaşık % 70-80 i ya kalsiyum oksalat<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />veya kalsiyum fosfat ya da her ikisinin bileşiminden oluşur. Kalsiyumdiş ve kemik sağlığında önemli rol oynar ve normal diyette bulunur.Kalsiyumun fazlası idrar yolu ile ile vücuttan uzaklaştırılır. Kalsiyumtaşları hiperkalsiürili ( idrarda aşırı kalsiyum bulunması) kişilerdeoluşmaktadır.<br><br>Kalsiyum taşı oluşan hastaların % 40 ında sebebi bilinmeyen ailevigeçişli kalsiyum aaaabolizması bozukluğu vardır.Ender olarak dakalsiyum aaaabolizmasını harekete geçiren parotiroid hormonunu aşırımiktarlarda üreten paratiroid bezi tümörü sebep olmaktadır. Furasemidgibi diüretikler<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kalsiyum bazlı antasitler ve steroidler de hiperkalsiüri ye neden olabilmektedir. Aynı zamanda bazı barsak hastalıkları<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> A ve D vitamininin çok yüksek miktarlarda alınması<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> et<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> tavuk<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> balık gibi yiyeceklerin aşırı alınması da sebep olabilmektedir. <br><br>Diyette B vitamininin çok az veya C vitamininin çok fazla olması ilekalsiyum oksalat taşlarının oluşumu arasında bir ilişki kurulmaktadır. <br><br>*Ürik Asit Taşları: <br><br>Ürik asit vücutta protein yıkımı sonucu normal olarak oluşur ve idrarlaatılır. Ancak bazı kişilerde özellikle erkeklerde ürik asit böbreklerdeve eklem yerlerinde birikebilir. Eklemlerde ürik asit birikmesi ailevigeçişli olan gut hastalığında görülür. Böbreklerde birikmesi ile deürik asit taşları oluşur. <br><br>Böbrek taşlarının % 5-23 ü ( özellikle çoğunlukla erkeklerde olmaküzere) ürik asit taşlarıdır. Ürik asit taşlarında genetik faktörlerinde rol oynadığı öne sürülmektedir. Yüksek proteinli ( özellikle etürünleri fazla ) diyet alanlarda ürik asit taşı oluşma olasılığıartmaktadır. <br><br>*Enfeksiyon taşları: <br><br>Tüm taşların yaklaşık % 20 sini oluştururlar. İdrardaki üreninbakteriler tarafından bozulması ile asidikleşen idrarda oluşan amonyakve magnezyumun kristalleşmesi enfeksiyon taşlarına neden olmaktadır.Üriner sistem enfeksiyonu geçirmeye daha yatkın olan kadınlardaerkeklere oranla daha sık rastlanmaktadır.<br><br>*Sistin Taşları: <br><br>Sistin sinir kas ve bazı dokuların yapı taşlarından olanaminoasitlerden biridir. Ender görülen ailevi bir hastalık olansistinüri de böbrekler de sistin taşları oluşur. Tüm taşların % 1-2sini oluşturmaktadır. <br><br>Belirtiler: <br><br>Böbrek taşları zaman içinde yavaş yavaş oluşurlar. Zaman zaman küçükbelirtiler verebilirler. Ancak belli bir boyut ve pozisyona ulaştığındaani olarak belirtiler ortaya çıkar. <br><br>Henüz yeterince büyük olmayan ve böbrek fonksiyonlarına zarar vermemiş "sessiz" olan taşlar rutin röntgen <br><br>incelemesi esnasında ortaya çıkabilir.Bazen bu sessiz taşlar böbrekfonksiyonunu bozana kadar farkedilemeyebilir ve böbrekte kalıcıhasarlar oluşabilir. Bazen sırt ağrısı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />kas ağrısı sanılabilen küçük belirtiler verirler. Bu tür hastalarda sıksık idrar yolları enfeksiyonu gelişir. Ancak en klas** belirtisi taşınbulunduğu bölgede yaptığı irritasyona veya tıkanıklığa bağlı olarakoluşan ve renal kolik adını alan şiddetli ağrılardır. <br><br>Renal kolikte ağrı aniden<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> genellikle gece veya sabaha karşı gelir. Akut apandisit veya barsak kökenli ağrılarla karışabilir. Ağrı belde<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> iki yanda veya mide bölgesi ve kasıkta başlayabilir.Erkeklerde testislere veya penise yayılabilir. Ağrı <img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />ile birlikte mide bulantısı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kusma<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> titreme<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ateş görülebilir. Hasta huzursuzdur. Bir oturur<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> bir kalkar<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> şiddetli idrar yapma isteği ve idrar yaparken yanma oluşur. <br><br>Böbrek taşlarında görülen bir diğer klas** belirti ise hematüri olarakadlandırılan idrara kan hücrelerinin karışmasıdır.Bu kan hastatarafından çıplak gözle görülebileceği gibi ancak mikroskoplagörülebilecek tarzda az da olabilir. İdrar genellikle koyu renkli<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> bulanıktır ve bazen kokulu olabilir. <br><br>Tanı: <br><br>Genellikle şikayetlerinizi dinleyen doktor idrar da kan hücrelerinin degörülmesi ile tanı koyabilir. Şikayetlerin taş nedenli olduğunudoğrulamak üzere röntgen tetkiki veya ultrasound tetkikiisteyecektir.Böylece taşın boyutu<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> şekli ve yeri konusunda bilgi sahibi olacaktır. Kan ve idrar tahlilleri ile de taşın kimyasal yapısı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> idrarda kan olup olmadığı ve enfeksiyon bulunup bulunmadığı hakkında bilgi sahibi olacaktır.<br><br>Yapılacak röntgen tetkiki direk karın filmi veya İVP adı verilen vedamardan bir ilaç verilerek gerçekleştirilen özel bir röntgen olabilir.Tüm taşlar röntgen filmi ile görülemez. Bu gibi taşların görülmesindeultrasound yararlı olacaktır. Ancak ultrasound da da çok şişmanhastalarda ve 3 mm nin altındaki taşlarda başarılı sonuçlaralınamayabilir. <br><br>Röntgen filminde diğer kemik yapıları ile karışan taşlarda kompüterize tomografi istenebilir. <br><br>Korunma: <br><br>Bol su için: Daha önce taş düşürmüş kişilere tekrar taş oluşumununengellenmesi için bol su içmesi önerilir. Özellikle sıcak yazgünlerinde içilen su miktarının arttırılması gerekir. İdrardakristalizasyonun engellenebilmesi ve taş oluşumunun engellenebilmesiiçin en azından 8 bardak su içilmesi gerekir. Hastalar çıkardıklarıidrarın renginden aldıkları sıvının yeterli olup olmadığınıanlayabilirler. idrarın renginin açık olması suyun yeterli olduğunu<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> koyu olması ise yetersiz olduğunu gösterir. Ayrıca bol su içilmesi idrar yolları enfeksiyonlarını da önleyici bir rol oynar. <br><br>Diyetinizde kalsiyum ve oksalat miktarlarını kısıtlayın: Daha önce taşdüşürmüş bir kişinin idrar testlerinde kalsiyum oranı yüksek çıkıyorsadiyetindeki kalsiyum ve oksalatı kısıtlamalıdır. Kalsiyum içerenantasitleri kullanmamalı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kalsiyum içeren süt ve süt ürünlerini kısıtlamalıdır. Son zamanlarda bu konu tartışmalı hale gelmiştir. Ayrıca çay<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kahve<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> çikolata<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> fıstık<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ıspanak<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> pancar gibi oksalat içeriği yüksek gıdaları da kısıtlamakta fayda vardır. <br><br>Ancak diyetteki kalsiyumun azaltılması her hastada yararlı olmayabilir.İdrarında oksalat miktarı artmış kişilere kalsiyum tavsiyeedilebilmektedir. Her hasta da koşulların değişik olacağı göz önünealınmalı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> diyet doktorunuz veya diyetisyen tarafından ayarlanmalıdır. <br><br>Et ve et ürünlerini azaltın: Bu sadece taş oluşmasını engellemeklekalmaz genel sağlığınız açısından da olumlu etki yapar. Hayvansalproteinlerin azaltılması vücuda kalsiyum girişini ve ürik asitatılımını azaltacaktır. <br><br>Tuz tüketimini azaltın: Tuz idrara çıkan kalsiyumu arttırır. Ayrıca hipertansiyon riskini de azaltmış olursunuz.		</div>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 20 Nov 2008 10:11:38 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22243&amp;PID=31716#31716</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Kisisel Bakim Y&#246;ntemleri &amp; Sa&#240;l&#253;k Sorunlar&#253; : 	 Liposuction ( Yağ alma ameliyatı ) Prof.Dr.Teom</title>
   <link>http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22242&amp;PID=31715#31715</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.sanaldata.com//member_profile.asp?PF=1">DIABLO</a><br /><strong>Konu:</strong> 	 Liposuction ( Yağ alma ameliyatı ) Prof.Dr.Teom<br /><strong>Gönderim Zamani:</strong> 20-Kasim-2008 Saat 10:011<br /><br /><!-- End Adsense Reklam -->		<div id="post_message_76037">			<!-- BEGIN TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start --><!-- END TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start --> Liposuction (yağalma ameliyatı) hakkında en fazla yanlış bilginin dolaştığı ameliyat.Bir yandan yağ alma (liposuction) ameliyatının insanları öldürdüğüne<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> sağ kalanlarda da yağ almaya bağlı olarak eğri büğrü yerler kaldığına dair sağlam bir kanı var. <br><br>YAĞ ALMA AMELİYATI<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> LIPOPLASTY<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> LIPOSCULPTURE<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> LIPOSHAPING<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> LIPOSUCTION <br><br>Diğer yandan da liposculpture<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />liposhaping gibi isimler altında bambaşka bir ameliyat yapılıpharikalar yaratıldığı anlatılıyor. Halbuki sonuçta yapılan hep aynıişlem<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> yani lLiposuction (yağ alma ameliyatı). <br><br>Nereden başlayalım ben de şaşırıyorum. Ama önce &#8220;lipo&#8221; ile başlayanherşey hakkındaki bildiklerinizi bir kenara koyun. En baştan özetlemeyeçalışacağım: <br><br>LİPOSUCTİON (YAĞ ALMA AMELİYATI) NEDİR? <br><br>Liposuction en büyüğü kurşun kalem kalınlığında içi boş borucuklar(kanüller) ile deri altındaki yağ dokusunun emilmesidir. Kanüllerderiye birkaç milimetrelik kesilerden sokulduğu için iz neredeyse hiçkalmıyor. Emme işlemini yapan da bu kanülün arkasındaki hortuma bağlıaspiratör denilen<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />iri bir elektrikli süpürge boyunda bir vakum alet. Daha az kullanılanbir teknik te makine olmadan büyük enjektörler ile ve el gücü ilekanüldeki yağın emilmesi. İki teknik arasında çok önemli bir fark yok<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> tamamen cerrahın kişisel tercihi diyebilirim. <br><br>Bu ameliyatta asıl amaç yağları almaktan çok yağların içindedepolandığı yağ hücrelerini almaktır. Bir insan ergenliğe ulaştıktansonra vücudundaki yağ hücresi sayısı değişmez. Kilo alınırken deyağların nerede depolanacağı o bölgedeki yağ hücresi sayısına bağlıdır.Örneğin bir hanımın basenlerinde bir milyon yağ hücre varsa ve sizameliyat ile bu sayıyı beş yüz bine indirebilirseniz ileride ne kadarkilo alırsa alsın bu hanımın yeniden basenleri olmayacaktır. Ameliyatınbu tarafını anlamak çok önemli.<br><br>Bir kaç teknik terimden de bahsedeceğim: <br><br>ULTRASONİC LİPOSUCTİON: Yağları almadan önce özel bir alete bağlı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />liposuctionda kullandıklarımıza benzeyen bir borucuk ameliyatbölgesinde dolaştırılıyor ve bu borucuğun yaydığı ultrasoniktitreşimler ile yağlar yumuşatılıyor. Daha sonra liposuction işlemi herzamanki gibi yapılıyor. Daha yumuşamış yağların alınması kolaylaşıyor.İlk zamanlarda bir mucize olarak görülmüştü ama şimdi gerekliliğitartışılıyor. Türkiyede bu tekniği kullanabilen çok az kişi var (zatenalet sayısı da çok az) ve ben de bunlardan biriyim ama gitgide daha azkullanır oldum. Özetle illa ultrasonic liposuction talep etmenize gerekyok. <br><br>ISLAK TEKNİK YA DA TUMESCENT (TÜMESAN) TEKNİĞİ: Ameliyata başlamadanönce yağlar içlerine su ile verilerek şişiriliyor. Bu artık olmazsaolmaz olarak kabul edilen bir teknik. Benim bildiğim kadarı ile tumesanteknik kullanmayan plastik cerrah kalmadı. Bu sıvı içerisinde kanamayıduruduran (adrenalin)<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ağrıyı kesen lokal anestetikler (lidocain) gibi ilaçlar var. <br><br>NE FARKLARI VAR??? LIPOPLASTY &#8211; LIPOSCULPTURE &#8211; LIPOSHAPING &#8211; LIPOSUCTION... <br><br>Sizi şaşırtmak istemem ama aslında hiç bir farkları yok. Alınanyağların bir kısmının yağ enjeksiyonu metodu ile başka yerlere geriverilmesinin de işin içine girdiği varsayılarak bu isimler üretildi. Buisimler bilimsel olmaktan çok ticari. Yapılan işlem hepsinde aynı:yağları almak.<br><br>LIPOSUCTION KİMLER İÇİN UYGUN?<br><br>Bu ameliyatta amaç belli yerlerde toplanan ve ne kadar rejim<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />spor yapılırsa yapılsın verilemeyen yağları almak. En tipik örnekhanımların kalçalarının alt &#8211; yanlarında biriken basenler. Yapısal biryağlanma şekli olan bu basen yağları ne kadar kilo verilirse verilsininatla erimez. Liposuction bu tür fazlalıkları almak için ideal birçözüm. <br><br>Aşırı kilolu insanların bu ameliyat ile zayıflamalarını beklemek iseçok gerçekçi değil. Liposuction ile bir miktar yağ alınabilir amagerçekten şişman insanın zayıflatılmasını beklemek gerçekçi olmaz. <br><br>Bir konuya daha değinmek gerekiyor. Liposuction sadece yağları alan birteknik. Dolayısı ile yüzeydeki deriye çok az etki ediyor. Yağlarınoluşturduğu gerginlik azalınca derinin kendi kendine gerginleşerekyeniden şekillenmesi gerekiyor. Eğer deri elastik yapısını kaybetmişseyağlar alındıktan sonra sarkması çok kötü bir görüntüye sebep olabilir.Örneğin üç doğumdan sonra karnınızın altında sarkıklık ve derinçatlaklar oluştuysa liposcution sonrası bu bölgenin içi boşalmış birhalde sarkması neredeyse kesin. <br><br>Özetle bu ameliyat cildinde çatlak<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> sarkma gibi problemler olmayanlar için uygun. <br><br>En iyi sonuç alınan hastalar genellikle en fazla bir doğum yapmış<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> en fazla orta yaşlarda<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> aşırı kiloları olmayan hanımlar ya da belindeki &#8220;simitten&#8221; kurtulmak isteyen normale yakın kilolu erkekler. <br><br>LIPOSUCTION HANGİ BÖLGELER İÇİN UYGUN?<br><br>Her yerden yağ alınabilir. Ama belli yerler bu ameliyat için çok uygun iken bazı yerlerde aksine hiç uygun değiller. <br><br>EN UYGUN YERLER: <br><br>&#8226; Erkeklerde en uygun bölge bel çevresi ve karın<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> yani &#8220;simit&#8221;<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> &#8220;love handle&#8221; gibi isimler takılan yerler. Boyun altı (gıdı).<br><br>&#8226; Kadınlarda yine karın ve bel<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kalçalar<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> basenler<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> diz içleri ve bacakların iç ve üst kısımları<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ayak bilekleri<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> yine boyun altı (gıdı)<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kol altları<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> sırt.<br><br>UYGUN OLMAYAN YERLER: <br><br>Bacakların ön yüzü ve kalçaların alt kısımları. Buradan biraz fazla yağalınırsa çökmeler olması çok olası. Mümkünse almamakta fayda var. <br><br>ERKEKLER İÇİN LIPOSUCTION<br><br>Türkiye&#8217;de erkekler artan bir şekilde estetik cerrahi yaptırıyorlar.Bütün erkek kuaförlerinde pedikür yapıldığını düşünürseniz buna daşaşmamak gerek (kadın erkek eşitliğini hep tek taraflı düşünmemeklazım). Türk erkeklerinin en sık yaptırdıkları estetik ameliyat burunameliyatı. İkinci sırada da liposuction geliyor. <br><br>Erkeklere yapılan liposuction kadınlarınnkinden biraz farklı. Bir kere erkeklerin yağlanma bölgeleri sadece göbek deliği etrafı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> karın ve her iki yanda bel bölgesiyle sınırlı. Bu yağların altında<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />en zayıf erkekte bile hatırı sayılır bir karın kası kütlesi var.Dolayısı ile bu ameliyatta amaç göbek bölgesindeki yağların mümkün olanen çoğunu almak. Kadınlarda bütün yağları almak çok erkeksi ve kaslıbir görüntü yaratabileceği için genellikle daha az yağ alınıyor. <br><br>Bu ameliyat için ideal erkek tipi spor yapan ama düzensiz ve yüksek kalorili beslenen<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />kilosu normalin biraz üzerinde erkekler. Erkek derisinin kendinitoparlama yeteneği de çok iyi olduğu için bu hastaların bel&#8220;simitlerini&#8221; tamamen almak mümkün. <br><br>Amaç kasları ortaya çıkarmak. Deri altı yağ dokusu inceldikçe ortahatta duran ve &#8220;baklava baklava&#8221; gözüken kasları ortaya çıkarmakmümkün. <br><br>AMELİYAT İÇİN EN DOĞRU ZAMAN<br><br>Rejim ile kilo veriyorsanız bu ameliyatı kilo vermeyi bitirdiğinizzaman erteleyin. Bunun tek istinası rejimi sırasında daha fazla kiloveremediğinizi hissederseniz olabilir. Rejim yapan insanların ne büyüksorunu motivasyonalrını kaybetmek oluyor. Bu durunda ameliyat biraz öneçekilebilir. Veremdiğiniz yağların azaldığını ve vücut şeklinizindeğiştiğini görünce yeniden motive olabilirsiniz. Ama önce ameliyatolayım ve motive olayım diye düşünmeyin. <br><br><br><br>Benim tecrübem<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />ameliyat öncesinde hiç kilo vermeyen hastalar ameliyattan sonrada kilovermiyorlar ve sadece ameliyatla kurtuldukalrı yağlara razı oluyorlar.Ama kendisi kilo veren hastalarım ameliyat sonrasıda bu çabalarınadevam ediyor. <br><br>Anneler için ideal zaman birinci yılın sonu. Bu sürede hem anneverebileceği kiloları vermiş oluyor hem de sarkıklığın ve çatlaklarınderecesi tam olarak ortaya çıkıyor. <br><br>Bu ameliyat daha sonraki hamilelikler için bir problem de teşkiletmiyor ama çok yakın bir tarihte yeni bir gebelik planlanıyorsa buameliyatı ertelemekte fayda var. Yeni bir hamilelikte yenideformasyonlar ve kilolar oluşacağını göz önüne almak ve tedaviyiikinci hamilelikten sonraya bırakmak daha doğru. <br><br>AMELİYATTAN ÖNCE VE SONRA EK BİR TEDAVİ GEREKİYOR MU?<br><br>Gerekli demek doğru olmaz ama ameliyat öncesi ve sonrası lenf drenajını hızlandıran &#8220;endomoloji&#8221; tedavileri<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />örneğin lenf drenaj masajı yada LPG çok faydalı oluyor. Hastalarınameliyat sonrası kendi kendilerine bir masaj yapmaları bile alınansonuçları ve iyileşme hızını etkiliyor. <br><br>KOMPLİKASYONLAR VE ÇIKABİLECEK SORUNLAR<br><br>Her ameliyatta olduğu gibi bu ameliyat için de korkulan komplikasyonların başında<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kanama ve enfeksiyon var. <br><br>Bu tür ameliyatlarda ciddi bir kanama olması olasılığı yok ama morarma şeklinde basit hematomlar görülebilir. <br><br>Ameliyattan sonra beşinci gün civarında oluşan kızarıklık<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ateş ve şişlik enfeksiyon habercisi olabilir. Çözüm enfeksiyonun temizlenmesi ve tabii antibiotik tedavisi olacaktır. <br><br>Cilt kaybı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />yine nadir olmasına rağmen görülebilecek komplikasyonlar arasındadır.Daha çok aynı bölgeye ikinci kez ve çok kapsamlı bir liposuctionyapıldığında görülebilir. Tek bir sigara bile bu olasılığıarttıracaktır. Sakın bir şey olmaz diye sigaraya başlamayın. Herameliyattan sonraki ilk iki haftanın kritik olduğunu unutmayın. <br><br>Ameliyatta kullanılan ilaçlarının dozlarının da iyi hesaplanmasıgerekiyor. Tumesan sıvısı yüksek miktarda lokal anesteteikler içerdiğiiçin belli doz miktarlarına çok dikkat edilmesi gerekli. Doz aşımındabazı nörolojik bulgular ortaya çıkabilir. <br><br>Emboli de<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> her ne kadar düşük bir olasılık olduğunuyukarıda uzun uzun anlattıysam da ihtimal dahilinde. <br><br>Asimetri ve yüzeyde oluşabilecek düzensizlikler ve eğrilikler buameliyattan sonra karşılaşılabileceğiniz sorunlar arasında. Ciddiasimetrilerde bir rötuş ameliyatı gerekebilir. Eğer yüzeyde birdüzensizlik yoksa simetriyi sağlamak çok kolay olur. Ama düzensizliklervarsa ve özellikle belli yerlerde ciddi çökmeler varsa bunlarıdüzeltmek her zaman mümkün değil. Çökük yerlere yeniden yağ vermek<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> yüksek kalan yerleri doldurmak ve bütün ameliyat bölgesini eşitlemek gerekiyor ki bu da çok emek isteyen bir iş.<br><br>Yağ alınan bölgelerde hissizlik olması beklenen bir gelişmedir ve bunubir komplikasyon olarak kabul etmemek gerekir. Bu his kayıpları ilkaylarda büyük oranda geçer. Ama bazı yerlerde 9 aya kadar devamedebilir. Kalıcı his kaybı çok nadirdir. <br><br>İPUÇLARI: <br><br>&#8226; Ameliyatı lokal anesaaai ile olun ve doktorunuza ameliyat sırasındaeğer gerekiyorsa ayağa kalkabileceğinizi söyleyin. Ameliyat sonundaayakta kontrol ve son rötuşları yapmak elde edilecek sonucu çoketkileyebilir. Bu cesareti gösterin. <br><br>&#8226; Liposuction yeni teknikler ile artık riskli bir ameliyat kabuledilmiyor. 30 sene önceki ilk tekniklerden kaynaklanan felakethikayelerine pek rağbet etmeyin. Bu en risksiz ameliyatlardan biri. <br><br>&#8226; Bu ameliyatta amaç yağları değil yağ hücrelerini almak. Böylece o bölgede ileride de yağlanma oluşması önlenebiliyor. <br><br>&#8226; Ameliyattan sonra lenf drenaj masajı şişliklerinizin azalmasında çok etkili olur ve sizi çok rahatlatır. <br><br>s** SORULAN SORULAR ve LIPOSUCTION HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR:<br><br>Liposuction hakkında en fazla hurafe ve efsane uydurulan ameliyat. Bu ameliyat ne ölüm riskleri içeren bir çılgınlık<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> nede sizi bütün yağlarınızdan arındırabilecek bir mucize. <br><br>İşte ortalıkta sıkça duyabileceğiniz yanlışlar:<br><br>Ben en sık duyduklarımdan bazılarını sıralayacağım: <br><br>&#8226; &#8220;yağ alına yerler girintili çıkıntılı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> eğri büğrü oluyormuş&#8221;: <br><br>Normal şartlarda böyle bir şey olmaması gerek. Oluşan çöküklüklertamamen teknik hata. Amaliyattan sonra o bölgenin hiç ameliyat olmamışkadar düz olması gerekiyor.<br><br>&#8226; &#8220;daha sonra alınan kilolar vücudun başka yerlerine mi birikiyor?&#8221; <br><br>Hayır. aaaabolizmayı bir bakkal defteri gibi düşünmeyin. Alınankaloriler ya yakılacak yada depolanacak değiller. Vücut ne kadar deposu<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />yani yağ hücresi varsa o kadar yağlanma eğilimindedir. Tersi olsaydıaynı miktar yiyen herkez aynı kiloda olurdu. İnsanları aaaabolizmalarıve yağ dağılımları çok değişkendir ve liposuctionda iyi yöndeaaaabolizmayı etkiler. Kısaca liposuction sonrasında daha azşişmanlarsınız ve yağ dağılımınız bozulmaz. <br><br>&#8226; &#8220;televizyonda bir liposuction gördüm o sopa gibi şeyi sokup çıkarıyorlardı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> hasta sallanıyordu<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> aman dedim&#8221;<br><br>Televizyonda hangi ameliyatı seyretseniz aman dersiniz. Bu olabilecekler içerisinde en küçük ameliyatlardan biri. <br><br>&#8226; &#8220;ölenler oluyormuş<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> gazetelerde çıkıyor<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> doğru mu?&#8221; <br><br>Her ameliyatın riski vardır. Ama liposuction bunlar içerisinde enrisksiz olanlardan biri. İlk liposuction yapılmaya başlandığı yıllarda<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> 30 - 40 sene önce<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> tumesan tekniği bilinmiyordu. Yağlar alınırken ciddi kanamalar olabiliyordu ve yağ embolisi denilen<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />parçalanmış yağların damarlar içerisinde birikmesi olarak tarifedebileceğim ciddi komplikasyonlar görülüyordu. Üstelik bu hastalarınameliyat bölgeleri morarıyor ve bu morluklar aylarca geçmiyordu. Oyıllardan kalan bu kötü &#8220;repütasyon&#8221; hala devam ediyor. Tumesan tekniğiile bu tür sorunlar artık neredeyse hiç yaşanmıyor. Gazetelerde çıkanhaberler her seferinde eğitimi olmayan insanların yaptığı ameliyatlar.Eğer doktorunuzun bu konuda bir eğitimi ve tecrübesi varsa ciddi birkomplikasyon ortaya çıkması gerçekten çok küçük bir olasılık. <br><br>&#8226; Bu ameliyatı mutlaka bir plastik cerrah mı yapmalı?<br><br>Böyle bir zorunluluk olduğunu düşünmüyorum. Yasal olarakta her operatörbu ameliyatı yapabilir. Ama pratisyen hekimlerin kesinlikle yapmamasıgerekiyor. <br><br>&#8226; Daha önce liposuction oldum ve cildimde çöküklükler oluştu. Bunlar giderilebilir mi? <br><br>Evet giderilebilir. Ama düzeltme ameliyatlarında amaç sizigüzelleştirmekten çok bu deformiteyi düzeltmek olabilir. Herşeyin biranda düzeltilmesini beklemeyin. Bu deformiteleri tamamen düzeltmekbazen çok zor olur<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ama daha iyi bir hale getirilebilir. <br><br>AMELİYATTA VE SONRASINDA SİZİ NELER BEKLER:<br><br>Ameliyat günü: Ameliyattan önce aynı gün yada bir gün önce doktorunuzunbir çizim yapması gerekir. Genellikle bu çizim öncesinde ve sonrasındaresim de çekilir. Resimlerin ameliyatın öncesini ve sonrasınıkarşılaştırmanın tek yolu olduğunu unutmayın. <br><br>Ameliyat genel anesaaai ile yapılabildiği gibi lokal anesaaai ile deyapılabilir. Lolak anesaaai sırasında anesaaai doktoru size &#8220;sedasyon&#8221;denilen ve sizin yarı uykuda olmanızı sağlayan ek bir anesaaaiverecektir. Sedasyon sayesinde hem kendinizi çok iyi hissedersiniz<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> hem ağrı duymazsınız hem de ameliyattan sonra bir çok şeyi hatırlamazsınız. <br><br>Lokal anesaaai ile ameliyat olmanın size ve doktorunuza bir çok faydasıolacaktır. Bir kere ameliyattan sonra bulantı gibi anesaaaiye bağlı birsorun yaşamazsınız. Ameliyattan çıkar çıkmaz yemek yiyiebilir suiçebilirsiniz. Amaleiyat sırasında da doktorunuz sizi hem ameliyatmasasında sitediği pozisyonda tutabilir hem de zaman zaman ayağakaldırarak yer çekiminin etkisini tam olarak görebilir. <br><br>Kulağa çok zor gelsede bu ameliyatı lokal anesaaai ile olmak zor değildir ve ameliyat sonucunu da çok iyi etkiler. <br><br>Ameliyat sonrası: Bu büyüklük ve zorluk olarak küçük bir ameliyat.Ağrılı bir ameliyat demek doğru olmaz. Hastalar genellikle ilk 3-4 günbir sızı hissederler ve oturup kalkarken bir ağrı duyarlar. <br><br>Ameliyattan sonra en az 2 gün istirahat şart. Bu dönemde çok fazlaayakta durmanız istenmiyor. Bunun nedeni de vücudun bir şekilde yağalınan bölgeleri yeniden vücut sıvıları ile doldurma eğiliminde olması.Çok ayakta kalırsanız deri altında sıvı birikebilir ve bu iyileşmenizigeciktirir. <br><br>Ameliyat sonrası aynı gün taburcu olabilirsiniz. İşinize 4 gün sonradönebilirsiniz. Ağrı için ağızdan alınacak basit bir ağrı kesiciameliyat sonrası yeterli olacaktır. Bu ameliyat sonrasında ciddi birmorarma yada ve şişlik beklenmez. <br><br>Çalişıyorsanız bu ameliyat için bir hafta sonu ve en az iki gün izin almanızı öneririm. <br><br>Ameliyat sonrası doktorunuz korsenizi ameliyathanede giydirecek. Korsegenellikle ikinci günde çıkarılır ve ilk pansumandan sonra yıkanmayabaşlayabilirsiniz. Her seferinde korsenizi çıkaracak<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />duşunuz alacak ve en geç 5 dakika sonra yeniden giyeceksiniz. Daha uzunkorsesiz gezmeniz ilk hafta yasak. Korsenizi gece gündüz ilk üç haftatakmanız gerekiyor. Her doktor korseyi değişik sürelerde kullandırıyorama üç hafta zannediyorum herkezin minimumu. <br><br>İlk defa korsenizi çıkardığınızda cildinizi morarmış ve sarkmış göreceksiniz. Sakın endişe etmeyin. Morluklar<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> eğer varsa<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> bir haftada geçer ve cildiniz bir kaç haftada esnekliğin kazanarak yeni şekle adapte olur. <br><br>Ameliyattan sonra sonucu görmek için acele etmeyin. İlk şişlikler ilebir kaç hafta hem daha ağır hem daha geniş bedenli olabilirsiniz. İlkayın sonunda inceldiğinizi ve hafiflediğinizi göreceksiniz. <br><br>Yağ alınan bölgelerde his kaybınız mutlakaolacaktır. Bunlar büyük oranda ilk aylarda<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> bazıları 9. ay civarında geçecek. His kayıplarının kalıcı olması çok nadir olur. <br><br>AMELİYATIN KARNESİ: <br><br>Anesaaai şekli: Lokal (+ Sedasyon) ya da genel anesaaai.<br><br>Ameliyat öncesi hazırlık: İdeal olan 10 seans kadar lenf drenaj masajı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ya da endomoloji<br><br>Ameliyat nerede yapılmalı: Bir hastane ameliyathanesinde.<br><br>Ameliyat süresi: Tamamen alınacak miktara bağlı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> yarım saat ile 6 saat arasında.<br><br>Hastanede yatış süresi: Genellikle gerekli değil.<br><br>Ameliyat sonrası ağrı &#8211; sıkıntı: Dört gün kadar hafif sızlama. Ağızdan alınan basit ağrı kesiciler yeterli olur.<br><br>Şişme<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> morarma: 3-6 gün arasında<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> hafif - orta derecede.<br><br>Pansuman: İkinci gün tamamen çıkarılıyor ve yıkanabiliyorsunuz.<br><br>Korse: 3 hafta. <br><br>Dikişler: Kanüllerin girdiği<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> genellikle 5-6 yerde birer dikiş bir hafta sonra alınıyor. <br><br>Ne zaman işe dönülebilir: Genellikle 4. gün.<br><br>Spor: 2 hafta sonra uzun yürüyüşler<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> 3 hafta sonra koşuya ve diğer sporlara başlanabilir. Basket<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> box gibi kompetitif ve vücut vücuda yapılan sporlar için 6 hafta beklemek gerekiyor. <br><br>Son şekil: Ameliyat sonrasında oluşan sertlikler ve şişliklerin büyükkısmı 2. ayda azalır. Ama tam sonucun alınması 6 -9 ay civarında olur. <br><br>Prof.Dr.Teoman Doğan		</div>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 20 Nov 2008 10:11:09 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22242&amp;PID=31715#31715</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Kisisel Bakim Y&#246;ntemleri &amp; Sa&#240;l&#253;k Sorunlar&#253; : hepatit c hakkında bilgilendirme</title>
   <link>http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22241&amp;PID=31714#31714</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.sanaldata.com//member_profile.asp?PF=1">DIABLO</a><br /><strong>Konu:</strong> hepatit c hakkında bilgilendirme<br /><strong>Gönderim Zamani:</strong> 20-Kasim-2008 Saat 10:010<br /><br /><!-- End Adsense Reklam -->		<div id="post_message_76035">			<!-- BEGIN TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start --><!-- END TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start -->			 Hepatit C<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> hepatit C virüsünün (HCV) neden olduğu bir karaciğer hastalığıdır. Viral hepatite neden olan beş farklı virüsten (A<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> B<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> C<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> D ve E olarak tanımlanır) biri olan hepatitis C<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> karaciğerde iltihaba neden olur. Enfekte kişinin kanı ya da cinsel ilişki yolu ile yayılır. Her yıl<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> HCV ile enfekte kişilerin % 85 inde kronik enfeksiyon geliştiği tahmin ediliyor; bununla birlikte<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> enfeksiyon bulunan birçok kişide belirti görülmez. Bazılarında ise bu enfeksiyon<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> siroza (karaciğer hücrelerinde hasar)<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> karaciğer yetersizliğine ve olası karaciğer kanserine yol açabilir.<br>Hepatit C<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />en sık görülen kanla bulaşan enfeksiyonlardan biridir ve karaciğernakline yol açan nedenler arasında birinci sırada yer alır. Tüm dünyadayaklaşık 170 milyon kişi bu virüs ile enfektedir. Hastalığayakalananlarda bazen 20 yıl boyunca belirti gözlenmediğinden<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />kişiler hastalıklarının farkına çok geç varırlar. Önümüzdeki on yıldabu hastalık nedeniyle ölenlerin ve karaciğer nakli için bekleyenlerinsayısında dramatik bir artış beklendiğinden<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> toplumda öncelikli bir sağlık sorunu durumuna gelme olasılığı yüksektir.<br>Erken tanı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />hepatit C nin daha fazla yayılmasını önlemede ve virüsün karaciğerdeyol açacağı hasarın azaltılmasında büyük önem taşır.|Hepatit C Testi:<br>Aşağıda belirtilen kişiler / gruplar risk altında oldugundan Hepatit-C testi uygulanmalıdır.<br>- Temmuz 1992 tarihinden önce kan nakli ya da organ nakli yapılan kişiler<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> 1987 yılından önce pıhtılaşma sorunları nedeniyle kan ürünü verilenler ya da uzun süreli böbrek diyalizine bağlı olanlar<br>- Kronik böbrek yetersizliği<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> hemofili ya da kemoterapi gerektiren kanser vakaları gibi sık olarak kan ürünlerinin verildiği hastalar<br>- Sağlık hizmetlerinde çalışanlar<br>- Enjeksiyonla madde kullananlar<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> eskiden enjeksiyonla madde kullanmış olanlar<br>- Yüksek risk taşıyan cinsel etkinlikleri<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> birden çok eşi ve/veya cinsel yolla bulaşan hastalığı olan kişiler|Korunma<br>- Üzerinde kan bulunabileceğinden iğne<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> diş fırçası<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> makas ya da benzeri araç ve gereci kimseyle paylaşmayın. <br>- Eldiven giymeden kimsenin kanına dokunmayın. <br>- Cinsel etkinliğiniz varsa<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> güvenli cinsel ilişki kurun ve prezervatif kullanın. <br>- Vücudunuza dövme yaptıracaksanız<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kullanılan araç ve gerecin steril olmasına dikkat edin. <br>- Hepatit C virüsü taşıyorsanız<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kan ya da plazma bağışlamayın. <br>- Hepatit C enfeksiyonunuz varsa fazla miktarda alkol kullanmayın.		</div>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 20 Nov 2008 10:10:44 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22241&amp;PID=31714#31714</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Kisisel Bakim Y&#246;ntemleri &amp; Sa&#240;l&#253;k Sorunlar&#253; : Hepatit a hakkında bilgilendirme yazısı</title>
   <link>http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22240&amp;PID=31713#31713</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.sanaldata.com//member_profile.asp?PF=1">DIABLO</a><br /><strong>Konu:</strong> Hepatit a hakkında bilgilendirme yazısı<br /><strong>Gönderim Zamani:</strong> 20-Kasim-2008 Saat 10:010<br /><br /><!-- End Adsense Reklam -->		<div id="post_message_76034">			<!-- BEGIN TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start --><!-- END TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start -->			 HEPATIT A <br><br>Hepatit A hastalığı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />Hepatit A virüsünün (HAV) neden olduğu bir karaciğer hastalığıdır.Bulaşma dışkıdan olur. Hastalık geçirildikten sonra kanda HAV bulunmaz<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> bu nedenle taşıyıcılık ve kan nakli ile bulaşma olmaz. Siroz meydana getirmez. <br>Kuluçka dönemi 2-6 haftadır. <br><br>Kırıklık<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> hafif ateş<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> bulantı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kusma<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ishal<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> iştahsızlık<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />hafif kas ve eklem ağrıları gibi genel şikayetlerle başlar. Sarılıkbulguları 3-4 haftada kaybolur ve 6-8 haftada hastalar tamameniyileşir. Sonuç genelde iyidir<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ancak hastaların %1 inde fulminan hepatit denilen durum ve ölüm meydana gelebilir. <br><br>Tanı <br><br>İlk hafta içinde IgM tipi antikorlar yüksek düzeydedir ve 2 ay içindetamamen kaybolur. IgG tipi antikorlar ise 1 ay sonra ortaya çıkar veyıllarca kalır. IgG tipi antikorların saptanması hastalığın dahaönceden geçirildiğinin bir göstergesi olarak kabul edilir ve kandasaptandığı sürece o kişide HAV hastalığı tekrar gelişmez. <br><br>Korunma <br><br>Hepatit A dan korunmak için<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> el ve tırnak temizliğine son derece dikkat etmek gerekir. <br><br>Şehirlerin kanalizasyon sistemlerinin uygun olması önemlidir. <br><br>Hepatit A geçiren kişilerin mikrobu bulaştırmalarını önlemek için<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> iç çamaşırlarının<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> çarşaflarının ve tuvaletlerin %3 lük formalin veya %2.5 lik kloramin solüsyonu ile temizlenmesi gerekir. <br><br>Hastayla ilgilenenlerin (doktor<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> hemşire<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> bakıcı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> akraba gibi) sık sık ellerini mikrop öldürücü sıvılarla (zefiran) temizlemeleri gerekir. <br><br>Aşı <br><br>iyi seyirli bir hastalık olduğu için Hepatit A ile meydana gelenhastalıklar için aşı genelde gerekli değildir. Ancak hasta ile irtibatıolan kişiler için (hekim<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />aile fertleri gibi) immünglobülin ile korunma önerilebilir(Beriglobin). Yetişkinlere kas içine 4-5 ml yapılır ve 4-8 haftakorunma sağlar. <br><br>Tedavi <br><br>Yatak istirahati : Sırt üstü yatmak karaciğerin kanlanmasının en iyişekilde olmasını sağlar. Bu şekilde istirahat edilerek karaciğerin yüküazaltılır ve iyileşme hızlanır. <br><br>Diyet : İlk günlerde hastalar genelde iştahsız olduklarından sindirimi kolay besinler (meyva suyu<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> açık çay<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> süt<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> çorba<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> püre<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kızarmış ekmek<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> bal<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />reçel ve yoğurt) verilmelidir. Ancak hastaya yemesi için ısraredilmemelidir; çünkü karaciğer kendini korumak için iştah azaltıcı bazıönlemler alabilir. İştahsızlık uzun sürerse asidik özel karışımlarhekim tarafından verilir. Böyle bir durumda iştah açılınca hemenproteinli besinler verilir. Karbonhidratlı gıdalar normal şekildeverilmeye devam edilir. Tuzsuz yemeğe gerek yoktur. Alkol yasaklanır.Günlük alınan yağ miktarı 50 gramı geçmemelidir. Günlük kalori 3000 igeçmemelidir. Sarılık ortadan kalktıktan sonra 6 ay boyunca alkol<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kızartma<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> baharat<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> sirke ve mezeler verilmez. <br><br>İlaç : Sindirim zorluğu olanlara sindirimi kolaylaştırıcı ilaçlar verilir. Ayrıca B ve C vitaminleri verilir. Kaşıntı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />bulantı-kusma için de gerekirse ilaç verilebilir. Kusmaları fazlaolanlara serum takılabilir. Yine hastanın durumuna göre ilaç tedavisihekim tarafından başlanabilir. </div>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 20 Nov 2008 10:10:08 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22240&amp;PID=31713#31713</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Kisisel Bakim Y&#246;ntemleri &amp; Sa&#240;l&#253;k Sorunlar&#253; : Saç dökümlesi hakkında bilgilendirme (Prof.Dr Ümit</title>
   <link>http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22239&amp;PID=31712#31712</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.sanaldata.com//member_profile.asp?PF=1">DIABLO</a><br /><strong>Konu:</strong> Saç dökümlesi hakkında bilgilendirme (Prof.Dr Ümit<br /><strong>Gönderim Zamani:</strong> 20-Kasim-2008 Saat 10:09<br /><br /><!-- End Adsense Reklam -->		<div id="post_message_76026">			<!-- BEGIN TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start --><!-- END TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start -->			 SAÇLARINIZ NEDEN KIRILIR ?<br><br><br>Saçlardaki matlaşma ve uçlarındaki çatallaşmanın demir ve çinko eks**liği ile kansızlığın belirtisi olduğu<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiği belirtildi. <br>Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Ukşal<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> sağlıklı saçın kaynağının dengeli beslenmede saklı olduğunu<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ancak saç dökülmesinin ve saçta meydana gelen bazı değişikliklerin hastalık habercisi olabileceğini söyledi. <br><br>Günde ortalama yüz tel saç dökülmesinin normal olduğunu ve paniğe kapılmamak gerektiğini ifade eden Ukşal<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> şunları anlattı: Tarakta kalan ya da banyoda çektiğimizde elimize gelen bir tutam saç<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kadınları çok korkutur ama günde ortalama 100 tel saç dökülmesi normaldir. Ancak<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> saçımızı tepe kısmından tutarak çektiğimizde birkaç tel elimize geliyorsa bu<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> hastalık habercisi olabilir. Ayrıca<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> saçınız matlaşmışsa ve uçlarında çatallaşma olmuşsa<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> bu demir ve çinko eks**liği ile kansızlığın belirtisidir. Saç dökülmesi<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> hormonlarla özellikle de troid hormonu<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> böbreküstü bezleri ve yumurtalıklarla yakından ilişkilidir. Kadınlarda<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> gebeliğin ilk aylarında<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />doğumu takip eden 1-2 ayda ve menopoz döneminde saç dökülmesinormaldir. İlkbahar ve sonbaharda saç dökülmeleri görülebilir. Ukşal<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kadınların yaptıkları bilinçsiz zayıflama diyetlerinin de saç dökülmelerine neden olduğunu belirtti.		</div>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 20 Nov 2008 10:09:46 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22239&amp;PID=31712#31712</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Kisisel Bakim Y&#246;ntemleri &amp; Sa&#240;l&#253;k Sorunlar&#253; : Akut bronşit</title>
   <link>http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22238&amp;PID=31711#31711</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.sanaldata.com//member_profile.asp?PF=1">DIABLO</a><br /><strong>Konu:</strong> Akut bronşit<br /><strong>Gönderim Zamani:</strong> 20-Kasim-2008 Saat 10:09<br /><br /><!-- End Adsense Reklam -->		<div id="post_message_76025">			<!-- BEGIN TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start --><!-- END TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start -->			 Akut Bronşit Nedir?<br><br>Bronşit<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />bronş adı verilen havayollarında salgı artması ve diğer değişikliklerile ortaya çıkan enflamasyondur. En sık rastlanan tipleri akut vekroniktir. Akut bronşit havayollarının salgı zarlarının yangısıdır.<br><br>Akut Bronşitin Nedenleri :<br><br>Akut bronşit çoğunlukla bakteri ya da ürünlere bağlı olarak ortayaçıkar. Genellikle hafif aktiviteyi az kısıtlayıcı şekilde seyreder vetamamen geçer. Akut bronşit üst solunum yollarının viralenfeksiyonlarından sonra ya da soğuk algınlığından sonra ortaya çıkar.Kronik sinüzit ve/veya allerjisi olan hastalarda da gözükür. Pnömoni<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> bronşitten sonra ortaya çıkabilen bir komplikasyondur.<br><br>Akut Bronşitin Belirtileri Nelerdir:<br><br>Belirtiler kişiden kişiye değişse de sıklıkla aşağıdaki belirtiler görülür.<br><br>Burun akıntısı <br><br>Fenalık hissi <br><br>Titreme <br><br>Hafif Ateş <br><br>Kas ağrısı <br><br>Boğaz ağrısı <br><br>Başlangıçta kuru öksürük <br><br>Daha sonraları balgam çıkarma <br><br>Akut Bronşit Tanısı Nasıl Koyulur?<br><br>Akut bronşit tanısı hastalığın öyküsünün alınması ve fizik muayene ile koyulur. Pnömoni veya astım gibi hastalıkları ekarte <nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7; color: rgb(255, 0, 0);">etmek</span></nobr> için tetkikler istenebilir. Tanıyı kesinleştirmek için aşağıdaki tetkikler istenebilir.<br><br>Akciğer grafisi <br><br>Kan Tahlilleri <br><br>Kandaki oksijen miktarının ölçülmesi <br><br>Burun ve/veya boğaz salgısından kültür <br><br>Akciğer fonksiyon testleri <br><br>Akut Bronşitin Tedavisi:<br><br>Akut bronşitin tedavisi aşağıdaki faktörler gözönüne alınarak <nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7; color: rgb(255, 0, 0);">doktor</span></nobr> tarafından düzenlenmektedir.<br><br>Hastanın yaşı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> genel <nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7; color: rgb(255, 0, 0);">sağlık</span></nobr> durumu ile tıbbi özgeçmişi <br><br>Hastanın ilaçlara karşı toleransı <br><br>Akut bronşitin hastada mevcut olan diğer hastalıklar üzerine olabilecek etkisi <br><br>Akut bronşit çoğunlukla virüs enfeksiyonlarına bağlı oluştuğundan<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> antibiyotik tedavisi genellikle gereksizdir. Kullanılan tedaviler çoğunlukla destek tedavisidir.<br><br>Bunlar :<br><br>Ateş düşürücü<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ağrı kesiciler <br><br>Öksürük şurupları <br><br>Sıvı alımının arttırılmasıdır. <br><br>Kaynak : Dr. Ayşe Fidan Aykut		</div>		<!-- / message -->			<!-- Adsense Reklam3 -->]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 20 Nov 2008 10:09:16 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22238&amp;PID=31711#31711</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Kisisel Bakim Y&#246;ntemleri &amp; Sa&#240;l&#253;k Sorunlar&#253; : Kekemelik</title>
   <link>http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22237&amp;PID=31710#31710</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.sanaldata.com//member_profile.asp?PF=1">DIABLO</a><br /><strong>Konu:</strong> Kekemelik<br /><strong>Gönderim Zamani:</strong> 20-Kasim-2008 Saat 10:08<br /><br /><!-- End Adsense Reklam -->		<div id="post_message_76024">			<!-- BEGIN TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start --><!-- END TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start -->			 KEKEMELİK<br>Çocukluk yıllarında başlayan kelimeleri bir çırpıda söyleyebilmezorluğunun nedenleri bilinemese de gidermek sanıldığı gibi imkansızdeğil. <br>Kekemelik nedir? <br><br>Kekemelik bir hastalık değildir. Kişiler<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />bilinmeyen nedenlerle bazı kelimeleri bir çırpıda söylemektezorlanırlar. Heceleri tekrarlaya tekrarlaya kelimeyi tamamlamayaçalışırlar. Kekemelik sadece belli düzeydeki kişilerin karşılaştıklarıbir sorun değildir. Zeka<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ailevi durum ve kişilik özellikleri kekeme olmakta bir ölçü değildir. Ancak kekemelik daha çok <nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7; color: rgb(255, 0, 0);">erkek</span></nobr> çocuklarda görülür. <br><br>İnsanlar neden kekeler?<br><br>Kekemeliğin nedeni ya da nedenleri hakkında birçok teori ileri sürülüyor. Beyinin duyduklarını <nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7; color: rgb(255, 0, 0);">kontrol</span></nobr> etme mekanizmasında<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />konuşmayı sağlayan kaslara gerekli emri vermenin düzenli olmamasındankaynaklandığı belirtiliyor. Çocuklukta yaşanan üzücü olaylar ve büyükkorkular da beynin bu mekanizmasının düzenli çalışmasını önleyebiliyor.Kekemeliğin nedenleri hakkında yapılan açıklamalar şimdilik birer teoriolmaktan ileri gitmiyor. <br><br>Nasıl tedavi edilir? <br><br>Tıpkı zararlı alışkanlıklar gibi kekemeliğin tedavisinde de önceliklekişinin bu sorundan kurtulmayı kesin olarak istemesi ve sabırlamücadele etmeyi göze alması gerekiyor. Konuşma terapilerinin büyükyarar sağladığı biliniyor. Bazı kompleksler ve içine kapanık olmak gibiruhsal sorunlar kekemeliği tetikleyen nedenlerin başında geliyor.Kişinin önce kendine güvenmeyi öğrenmesi ve sorunundan utanç duymamayıbaşarması çok <nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7; color: rgb(255, 0, 0);">önemli</span></nobr>.<br><br>Kekeme bir kişiyi dinlerken ne yapmalı? <br><br>Bir kekeme size bir şeyler söylemeye çalışırken<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> onu sabırla dinlemelisiniz. Kelimenin sonu bir türlü gelemiyor diye sabırsızlandığınızı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> sıkıldığınızı belli ederseniz<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> karşınızdaki kişinin işini daha da zorlaştırırsınız. Eğer siz sakin sakin<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> normal bir konuşmayı dinler gibi davranırsanız<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />mesele büyük ölçüde çözümlenir. Sakın karşınızda kekeleyen kişiyisıkıntıdan kurtarmak için onun söylemekte zorlandığı kelimeyi siztamamlamayın. Bırakın<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> sözünü kendisi bitirsin. <br><br>Çocuklar<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> zamanla kekemelikten kurtulabilirler mi? <br><br>Kekemeliğin kalıtsal olabileceği de iddia ediliyor. Bazı çocuklar<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> yaşadıkları önemli olaylardan sonra konuşurken kekelemeye başlarlar. Dört yaşında konuşurken kekeleyen her beş çocuktan dördü<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />ergenlik çağında bu sorundan kurtulmuş oluyor. Ama nasıl olsa çocukbüyüyünce bu dertten kurtulacak düşüncesiyle terapi yaptırmamak hataolur. Çocuğa telaşlanmadan ağır ağır konuşmasını öğretebilirseniz<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kekemelikten kurtulması kolaylaşır.		</div>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 20 Nov 2008 10:08:51 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22237&amp;PID=31710#31710</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Kisisel Bakim Y&#246;ntemleri &amp; Sa&#240;l&#253;k Sorunlar&#253; : Osteoporoz (Kemik erimesi)</title>
   <link>http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22236&amp;PID=31709#31709</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.sanaldata.com//member_profile.asp?PF=1">DIABLO</a><br /><strong>Konu:</strong> Osteoporoz (Kemik erimesi)<br /><strong>Gönderim Zamani:</strong> 20-Kasim-2008 Saat 10:08<br /><br /><!-- End Adsense Reklam -->		<div id="post_message_76020">			<!-- BEGIN TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start --><!-- END TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start -->			 Osteoporoz <br><br>Osteoporoz<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />kemik kütlesinde azalma ve kemik kırılganlığında artış ve kırığayatkınlık ile karakterize bir hastalıktır. Bu durum için önlem alınmazveya tedavi edilmezse hastalık kemik kırılana kadar ilerleyebilir.Kemik kütlesi çocukluk ve ergenlik döneminde artış gösterir<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />30-40 yaşlarında doruk noktasına ulaşır ve yaşlanmayla birlikte giderekazalır. Kadınlar erkeklere göre daha az kemik kütlesine sahiptir vemenopozu takiben beş yıl içinde <nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7; color: rgb(255, 0, 0);">hızlı</span></nobr> bir şekilde kemik kaybederler. Yaşla ilgili kayıp yılda ortalama %1&#8217;dir. Yaşam boyu kadınlar kemik kitlesinin %30-40&#8217;ını<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> erkekler %20-30&#8217;unu kaybederler. <br>Osteoporozun Tanısı <br>Kemiğiniz kırılana<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />kamburlaşana ve boyunuz kısalana kadar osteoporoz belirtileri farkedilmeyebilir. Osteoporoza neden olabilecek diğer hastalıkların varlığı(tiroid hast<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> astım<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ilaç kullanımı vb.) kırık öyküsünün varlığı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> beslenme durumu<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ailede özellikle annede kırık öyküsü hastanın osteoporoz için riskli olup olmadığını belirlemede yardımcıdır. <br><br>Risk varlığının kemik mineral yoğunluğu ölçümü tanıyı kesinleştirir. Riski yüksek hastalarda yılda bir kez<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> riski düşük hastalarda 2-5 yılda tekrarlanır. Kemik ölçümleri hızlı ve <nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7; color: rgb(255, 0, 0);">kolay</span></nobr>yapılabilen testlerdir. Çok çeşitli yöntemler varsa da en çok DEXAkullanılmaktadır. DEXA ile %1-2&#8217;lik kayıp bile değerlendirilebilir. <br><br>Kalsitonin ve bitostomatlar: Kemik yıkımını durdurmaktadırlar. Kalsitoninler enjeksiyon ve burun spreyi şeklinde<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> bitostomatlar ise ağızdan alınan tabletler şeklindedir. Östrojen tedavisinin <nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7; color: rgb(255, 0, 0);">uygun</span></nobr>olmadığı menopoz sonrası osteoporoz serül (yaşlılığa bağlı) osteoporozveya ilaca bağlı gelişen osteoporozda kullanılmaktadır. Bu ilaçlarınkullanımları ve yan etkileri<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> tedavinin etkinliği ve yan etkilerinin en aza indirilmesi için hekimleri tarafından hastalara anlatılmaktadır. <br><br>D <nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7; color: rgb(255, 0, 0);">Vitamini</span></nobr>:Eve bağımlı olan ve güneşten yeterince yararlanmayan yetersiz beslenenyaşlılarda D Vit. Alımı çok önemlidir. Ca ile birlikte D Vitamini alımı%30-35 oaranında kemik kazancı sağlayarak kırık riskini azaltmaktadır. <br><br>Ca(Kalsiyum preparatları: Ca ihtiyacını desteklemek amacıyla ihtiyacınarttığı dönemlerde verilmelidir. Diğer tedavilerin yanı sıra hemen tümmenopoz sonrası kadınlara önerilen bir ilaçtır. <br><br>O.P. Rehabilitasyon: Reh. Yöntemleri kemik kütlesini artırmaya<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kırıkları önlemeye ve tedavi etmeye yöneliktir. O.P.&#8217;da kas gücünü kemik kütlesini artırmak<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> postürü korumak<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> dengeyi sağlamak ve kemik yıkım hızını yavaşlatmak için fizik aktivite ve egzersiz önerilir. <br><br>O.P.&#8217;da uygulanan egzersizler; <br><br><br><br><br>Yürüme: Tempolu ve hızlı yürüme en yararlı ve en kolay uygulananegzersizlerden biridir. Yürüme hızı bireyin rahat yürüme hızının birazüstünde olmalıdır. Hergün yada haftada 3-4 gün en az 15-20 dakika arasıyürüyüş önerilir. Önce 5 dakikalık yürüyüşle başlanır ve her gün süreartırılır. <br><br>Yüzme: bacak ve kol kaslarının yanı sıra sırt ve karın kaslarını daçalıştırır. Stil önemli değildir. Yüzme bilmeyenlerden su içi yürümeemniyetli ve iyi bir egzersizdir. <br><br>Bütün bu bilgiler ışığında O.P.&#8217;dan korunma ve tedavi nasıl olmalıdır? <br>O.P. geliştikten sonra kemik kitlesini artırmak yada kaybedilen kemik dokusunu yerine koymak mümkün olmadığından O.P. önlenmesi<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> tedavisinden daha önceliklidir. <br><br>O.P.&#8217;dan korunmanın temeli; bebeklikten başlayarak maksimum güç ve kütle içeren <nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7; color: rgb(255, 0, 0);">sağlıklı</span></nobr> bir iskelet sağlanacaktır. Ailesel yatkınlık (genetik yapı) değiştirilemez; ancak beslenme<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> bedensel aktivite<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> vitamin D alımı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> alışkanlıklar (sigara<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> alkol<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kahve tüketimi gibi) güneş görme gibi faktörler değiştirebilir. <br><br>Beslenme: süt çocukları anne sütü ile beslenmeli ve çocukluktanitibaren kalsiyum açısından zengin süt ve süt ürünleri tüketmealışkanlığı kazandırmalıdır. Yine yeşil yapraklı sebzeler<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> pekmez<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> susam<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kuru baklagiller<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kurutulmuş meyveler gibi kalsiyumdan zengin gıdalar fazla tüketilmelidir. Gebelik<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />emzirme ve büyüme dönemlerinde kalsiyum gereksinimi arttığı içindiyetle daha fazla kalsiyum alınmalıdır. Diyetle alınan kalsiyumunkemiklerde depolanması D Vitamini ile sağlanmaktadır. D Vitamini%50&#8217;sinden fazlası ciltte oluşmaktadır. Bu nedenle yeterli D Vitaminialımını sağlamak amacıyla güneş ışınları ile cildin teması sağlanmalı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> özellikle bahar ve kış aylarında mümkün olduğunca güneşli saatlerde yürüyüş yapılmalıdır. <br><br>Alışkanlıklar: Sigara ve alkol alımı kalsiyumu düzenleyen hormonlarıetkileyerek kemik kaybına neden olmaktadır. Ayrıca aşırı kahve (günde 3fincandan fazla) ve kafein içeren gıdaların tüketimi idrarla kalsiyumatılımını arttırır ve O.P. için risk oluştururlar. Çayın O.P.&#8217;deki rolübilinmemektedir. <br><br>Fiziksel aktivite: Egzersiz kemik yoğunluğunu arttırırken<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />hareketsiz yaşam tarzı osteoporoz riskini arttırmaktadır. Bu nedenleosteoporozdan korunmada yaşam boyu yapılan egzersiz ve fizikselaktivitenin önemi büyüktür. <br><br>İlaç tedavisi: Östrojen (kadınlık hormonu) Menopoz sonrası kemikkaybını önlemede etkili bir tedavidir. Ancak hormon tedavisi yanetkileri nedeniyle kadın doğum uzmanının uygun gördüğü hastalarabaşlanmaktadır. Östrojen tek başına ya da progesteron hormonu ilebirlikte verilebilmektedir. Östrojen tedavisinin O.P.&#8217;da etkili olmasıiçin menopozdan hemen sonra başlanmalıdır. <br><br>O.P.&#8217;da son birkaç yıldır kullanıma giren<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />östrojen benzeri etkiyle kemik yıkımını önleyen ilaçlardakullanılmaktadır. Ancak yan etkileri açısından östrojene oranla dahagüvenilir oldukları gösterilmiştir. (Östrojen reseptör menologları) <br>İp atlama<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> koşma gibi egzersizler zorlayıcı oldukları için ileri yaştaki ve ciddi osteoporozu olan hastalara önerilmez. <br><br>Ayrıca osteoporozun ciddiyetine göre her hastaya özel egzersiz önerilebilir. <br>Düşmelerin engellenmesi: Osteoporoz sonucu incelen kemik çok hafif birzorlama sonucu bile kırılabilir. Bu nedenle düşme riskinin azaltılmasıilaç ile tedavi kadar önemlidir. <br><br>Düşme riskinin azaltılması için alınması gereken önlemler: <br>1- Egzersiz ile kas gücü ve denge geliştirilmesi <br>2- Düşme riski yaratan hastalıkların (tansiyon değişiklikleri<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> görme problemleri<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kalp hst.) kontrol altına alınması <br>3- Denge bozukluğu yapan ilaçlardan mümkün olduğunca kaçınılması <br>4- Yürüme bozukluğu olan kişilere yürüteç yada baston gibi yardımcı cihazların kullanılması <br>5- Uygun giyim eşyalarının kullanılması (alçak topuklu ayakkabı) rahat giysiler <br>6- Çevre koşullarının uygun biçimde düzenlenmesi (zeminin kaygan olmaması<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> evde yeterli aydınlatma gibi)		</div>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 20 Nov 2008 10:08:31 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22236&amp;PID=31709#31709</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Kisisel Bakim Y&#246;ntemleri &amp; Sa&#240;l&#253;k Sorunlar&#253; : Ürtiker (Halk arasında bilinen adı ile Kurdaşen)</title>
   <link>http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22235&amp;PID=31708#31708</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.sanaldata.com//member_profile.asp?PF=1">DIABLO</a><br /><strong>Konu:</strong> Ürtiker (Halk arasında bilinen adı ile Kurdaşen)<br /><strong>Gönderim Zamani:</strong> 20-Kasim-2008 Saat 10:08<br /><br /><!-- End Adsense Reklam -->		<div id="post_message_76016">			<!-- BEGIN TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start --><!-- END TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start -->			 ÜRTİKER (KURDAŞEN) <br><br>Ürtiker (kurdaşen)<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ciltte meydana gelen genellikle kaşıntılı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> yuvarlak veya oval şişliklerdir. Bazen kırmızı olmakla birlikte<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> herzaman böyle olmak zorunda değildirler. Ürtiker plakları<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />derideki allerji ile ilgili hücreler (mast hücreleri) histamin adıverilen ve kılcal damarlardan sıvı sızmasına neden olan maddelerisalgılarlar. Damarlardan sızan bu sıvılar deride birikirler vebelirtilen şişliklere neden olurlar. <br>Çoğu insan bu şişlikleri gördüğünde alerjik bir reaksiyondan şüphelenirler. Ancak ürtiker plakları bazen <nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7; color: rgb(255, 0, 0);">sıcak</span></nobr><img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> soğuk<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> güneş ışığı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> egzersiz<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> stres<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> cildin bir bölgesine uzun süreli basınç uygulanması<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />ateş veya çok sıcak banyoya bağlı cildin sıcaklığında ani artış veyacildi tahriş eden kimyasal bir madde (kozmetik bir madde veya sabungibi) gibi fiziksel kaynaklı etkenler de ürtiker gelişimne nedenolabilir. Ürtiker plakları tüm vücudu ilgilendiren allerjik birreaksiyonun da belirtileri olabilir: <br><br>- Solunumla alınan alerjenler: polenler<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> hayvan tüyleri<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> küfler <br><br>- böcek ısırıkları (özellikle arı)<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> bazı ilaç enjeksiyonları <br><br>- yiyecekler : fındık-ceviz gibi yiyecekler<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> balık ve deniz ürünleri<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> süt ürünleri<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> gıda katkı maddeleri<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> penisilin veya aspirin gibi ilaçlar. <br><br>İnsanların yaklaşık %20 sinde yaşamları boynca en az bir kez ürtikergelişmektedir. En sık ürtiker gözlenen yaşlar 20-30 yaşlar arasıdır.Nadiren<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />tüm vücudu etkileyen ve yaşamı tehdit eden boyuttaki anaflaktik şok adıverilen alerjik durumlarda da ürtiker ortaya çıkar. Bazı durumlarda<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ürtiker plakları 6 hafta veya daha fazla süre kalabilir ve kronik (idiyopatik) ürtiker adı verilir. Sıklıkla<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kronik ürtikerin nedeni bulunamaz<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ve bir süre sonra kendiliğinden geçer. <br><br>Belirtiler <br><br>Ürtiker plakları<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />beyazımsı veya et renginde kabarıklıklar olarak gözlenirler; bazenkımızı bir bölge ile çevrilirler (eritem). Tipik olarak yuvarlak veyaovaldirler<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />sıklıkla kaşınırlar. Büyüklükleri değişkendir ve bazen çok büyükalanlar oluşturabilirler. Her hangi bir cilt bölgesinde ortayaçıkabilirler<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> acnak sıklıkla kol ve bacaklarda görülür. Çoğu ürtiker plakları kısa sürede ortadan kaybolur<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ancak hasta aynı duruma maruz kalıyorsa 24-72 saatlik zamanlarda <nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7; color: rgb(255, 0, 0);">yeni</span></nobr> alanlar ortaya çıkmaya devam edebilir. <br><br>Eğer ürtiker tüm vücudu ilgilendiren alerjik bir reaksiyonun ilkbelirtileri olarak gelişmiş ise gelişebilecek diğer bulgular şunlardır:dilde<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> dudaklarda ve yüzde şişme<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> solunum güçlüğü<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> şuur bulanıklığı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> göğüste daralma / sıkışma hissi. Bu belirtilerin araştırılması ve geliştiğinde acilen <nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7; color: rgb(255, 0, 0);">sağlık</span></nobr> birimine müracaat etmek önemlidir çünkü bunlar anaflaktik şok habercisi olabilir. <br><br>Tanı <br><br>Muayeneye ve gerekirse alerjik deri testlerine göre tanı konur. <br><br>Aşırı yaygın olmayan ürtiker plakları genelde 8-12 saatte ortadankaybolurlar. Ancak etken ortadan kalkmadığı sürece tekrarlayabilir. <br><br>Korunma <br><br>Sizde ürtikere neden olan durumları saptayabildi iseniz<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> bunlardan uzak durarak ürtikerden korunabilirsiniz. <br><br>Tedavi <br><br>Losyon veya krem türü bir antihistaminik ilaç ve ilave olarakantihistaminik tablet veya enjeksiyon gerekli olabilir. Eğer genel biralerjiden şüphelenilmiyorsa kaşıntıyı geçirmek yeterli olabilir.Gerekli görülürse daha ileri tedaviler uygulanabilir. </div>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 20 Nov 2008 10:08:07 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22235&amp;PID=31708#31708</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Kisisel Bakim Y&#246;ntemleri &amp; Sa&#240;l&#253;k Sorunlar&#253; : Sinüzit</title>
   <link>http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22234&amp;PID=31707#31707</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.sanaldata.com//member_profile.asp?PF=1">DIABLO</a><br /><strong>Konu:</strong> Sinüzit<br /><strong>Gönderim Zamani:</strong> 20-Kasim-2008 Saat 10:07<br /><br /><!-- End Adsense Reklam -->		<div id="post_message_76015">			<!-- BEGIN TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start --><!-- END TEMPLATE: ad_showthread_firstpost_start -->			 SİNÜZİT <br><br>1. AKUT SİNÜZİT <br>Genellikle gribal bir enfeksiyonla veya takiben gelişir. Bazen anisıcaklık düşmeleri sonucu bir bölgedeki birçok insanı etkileyebilir.Yüzme sırasında derine dalma da sinüzit gelişimine neden olabilir. <br><br>Etken genellikle gram pozitif kok adı verilen bakterilerdir (streptokok<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> satafilokok<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> pnömokok gibi). Hemofilus influenza adı verilen mikroba bağlı gelişen sinüzitlerde ciddi problemler gelişebilir. <br><br>Burun tıkanıklığı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> etkilenen sinüs bölgesinde basınç hissi (dolgunluk<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ağrı)<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> halsizlik<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> ateş ve baş ağrısı görülebilir. Burundan kanlı veya kansız akıntı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> geniz akıntısı olabilir. <br><br>Tedavi <br><br>Sistemik antibiyotik<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> antihistaminik<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" />lokal burun damlası kullanılır. Antibiyotik tedavisi en az iki haftasüreyle devam etmelidir. Ağrı fazla ise ağrı kesici kullanılabilir.İlaçla tedavi mümkün olmaz ise bir KBB uzmanı tarafından sinüslerintemizlenmesi (sinüs lavajı) veya cerrahi tedavi gerekebilir. <br><br><br>--------------------------------------------------------------------------------<br><br>KRONİK SİNÜZİT <br><br>Akut sinüzit tedavi edilmediğinde veya sık ataklar olduğunda<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> sinüslerin <nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7; color: rgb(255, 0, 0);">iç</span></nobr>yüzeyini kaplayan deride değişiklikler meydana gelir ve sinüzitkronikleşir. Akut sinüzitteki belirti ve şikayetler daha hafif olarakyıllarca devam edebilir. <br><br>Kronik sinüzitte <nobr><span style="border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; line-height: 1.7; color: rgb(255, 0, 0);">önemli</span></nobr>olan konulardan birisi ostiomeatal bölge adı verilen yerlerin olayakarışmasıdır. Bu bölge çeşitli özelliklerinden dolayı çok kolayhastalığa yaklanır ve çok güç tedavi olur. Kronik sinüzitlerde bunedenle bu bölgenin iyi bir şekilde araştırılması gerekir. Bunun içinkoronal bilgisayarlı tomografi ve endoskopi gerekebilir. <br><br>İlaçlarla tedavi mümkün olmaz ise cerrahi olarak sinüslerinboşaltılması ve daha sonra gelişecek akut sinüzitlerde tedavigeciktirilmemeli ve aksatılmamalıdır. <br><br><br>--------------------------------------------------------------------------------<br><br>SİNÜZİTE BAĞLI GELİŞEBİLECEK SORUNLAR <br><br>Sinüzite bağlı bir sorun geliştiğinde genelde aşğıdaki belirtilererastlanır. Bu sorunlar sıklıkla akut sinüzit veya kronik sinüzitin akutatağı sırasında meydana gelir. <br><br>Belirtiler <br><br>1. yaygın ve inatçı ağrılar <br><br>2. kusma <br><br>3. konvülsiyon (havale) <br><br>4. ateş <br><br>5. göz kapaklarında veya alında şişlik <br><br>6. bulanık görme<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> çift görme veya inatçı göz arkası ağrısı <br><br>7. kafa içi basınç artışı bulguları (bulantı<img src="http://www.uslanmam.com/images/smilies/smilev.gif" border="0" /> kusma ...) <br><br>8. kişilik değişikliği		</div>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 20 Nov 2008 10:07:39 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.sanaldata.com//forum_posts.asp?TID=22234&amp;PID=31707#31707</guid>
  </item> 
 </channel>
</rss>