Mosseri: Kronolojik akış deneyimi bozuyor
Instagram’ın başı Mosseri, Avustralya’nın algoritma opt-out taslağına karşı kronolojik akışın etkileşimi yüzde 50 düşürdüğünü savundu.
Instagram’ın başı Adam Mosseri, Avustralya’da algoritmik akıştan çıkış hakkını tartışan yasa taslağına cevap verirken kronolojik akışın “ortalama kullanıcı deneyimini çok daha kötü” yaptığını söyledi. Marka ve yayıncı içeriklerinin dost gönderilerini boğduğunu, etkileşimin yüzde 50’ye varan oranda düştüğünü öne sürdü. Taslak ise tam tersini istiyor: kullanıcılara algoritmayı kapatmayı açıkça sormak.
Avustralya ne istiyor?
Albanese hükümeti, Online Safety Amendment (Digital Duty of Care) taslağıyla “My Feed, My Way” adımını duyurdu. ABC ve The Guardian’ın aktardığına göre 16 yaş üstü kullanıcılara, varsayılan akışın algoritmik mi yoksa yalnızca takip edilen hesaplardan mı olacağı sorulacak; platformlar bunu bildirimle sunmak zorunda kalabilir. Uyum sağlamayanlara yüz milyon Avustralya dolarını aşan cezalar konuşuluyor. 16 yaş altı için kişiselleştirilmiş algoritma ve sonsuz kaydırma gibi özelliklerin kapatılması da taslakta yer alıyor.
Mosseri ne diyor?
9to5Google’ın ABC brifinginden aktardığına göre Mosseri, kronolojik akışa dönünce deneyimin bozulduğunu savundu:
Kronolojik akışa geçerseniz akış şirket, marka ve yayıncı içerikleriyle doluyor. İçerik üreticileri boğuluyor, arkadaşlarınız daha da boğuluyor. Daha çok içeriği kaçırıyorsunuz ve platformda daha az zaman geçiriyorsunuz.
Şirket deneyimine dayanarak etkileşimin yüzde 50’ye varan düşüşünü ve memnuniyet skorlarındaki sert gerilemeyi örnek gösterdi. The Next Web’in özetlediği gibi tartışma, kullanıcının akışı şekillendirip şekillendirmeyeceği değil; bu seçimin kim tarafından, ne kadar görünür şekilde sunulacağı.
Seçenek zaten var — ama kalıcı değil
Instagram’da logo menüsünden “Following” ile ters kronolojik, yalnızca takip edilenler akışına geçmek mümkün. Mosseri, Avustralya’da farkındalığın düşük olduğunu ve keşfedilebilirlikte iyileştirme payı bulunduğunu kabul etti. Hollanda’daki düzenlemeye uyum sonrası seçenek sunuluyor; ancak birçok bölgede uygulama kapatılıp açılınca varsayılan yine algoritmik akışa dönüyor. AB’de 2023’ten beri büyük platformlara profilleme dışı akış seçeneği zorunlu; sektör benimsemenin düşük kalmasını “kimse istemiyor” diye okurken, Avustralya taslağı bunu “seçenek gömülü kaldığı için kullanılmıyor” tezine dayandırıyor.
Kim haklı?
Mosseri’nin marka/yayıncı baskısı ve etkileşim düşüşü iddiası, sürekli paylaşan hesapların kronolojik sırada arkadaşları ezeceği gerçeğiyle örtüşebilir. Öte yandan yüzde 50 etkileşim düşüşü, platformun reklam ve oturum süresi modeliyle kullanıcı kontrolü arasındaki gerilimi de çıplak bırakıyor: “daha az zaman geçirmek” şirket için kötü, bazı kullanıcılar için istenen sonuç olabilir. Avustralya’nın push bildirimle varsayılanı seçtirme önerisi, AB’deki sessiz seçenek modelinden daha agresif.
Türkiye ve sıradaki adım
Taslak danışma aşamasında; yasalaşırsa Instagram, TikTok ve Facebook benzeri uygulamalar varsayılan akış tercihini kullanıcıya dayatmak zorunda kalabilir. Türkiye’de benzer bir “algoritmayı kapat” zorunluluğu yok; Instagram’da Following seçeneği yine de denenebilir. Mosseri’nin uyarısı, platformların regülasyona karşı “kronolojik = daha kötü deneyim” savunmasını güçlendirirken regülatörler keşfedilebilir ve kalıcı bir opt-out istiyor. Rakamlar ve benimsenme, yasa çıktıktan sonra netleşecek.
Kaynak: 9to5Google; doğrulama: ABC News, The Guardian, The Next Web, Avustralya Başbakanlık “My Feed, My Way” duyurusu.