Meta, Muse’un özel mesajları izinsiz okuduğu iddiasını reddetti
SanalData’yı Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyinMeta, Mac için geliştirilen yapay zekâ asistanı Muse’un bir kullanıcının özel mesajlarını izinsiz okuduğu iddiasını kabul etmiyor. Şirket, mesaj erişiminin birden fazla kullanıcı izni ve macOS koruması gerektirdiğini savunuyor.
Meta, yapay zekâ asistanı Muse’un bir gazetecinin özel mesajlarını izinsiz okuduğu yönündeki iddiayı reddetti. Tartışma, Muse’un Mac uygulamasının kullanıcıdan açık izin alınmadan Mesajlar uygulamasındaki içeriklere eriştiği öne sürülünce başladı. Şirket ise bu erişimin kendiliğinden gerçekleşemeyeceğini ve kullanıcının birden fazla ayarı manuel olarak etkinleştirmesi gerektiğini belirtiyor.
İddiayı gündeme getiren gazeteci Jason Aten, Muse’un kendi mesajlarını okuduğunu ancak Mac’te Full Disk Access seçeneğinin kapalı olduğunu söyledi. Aten, yapay zekâ asistanına bu durumun nasıl gerçekleştiğini sorduğunda Muse’un, işlemi cihaz bildirimlerini senkronize ederek açıkladığını aktardı. Gazeteciye göre bu açıklama, Mac ekranında görünen gelen mesaj bildirimlerinin Muse’a aktarılmış olabileceği anlamına geliyor.
Meta’ya göre üç ayrı izin gerekiyor
Meta İletişimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Andy Stone, Muse uygulamasındaki Mesajlar entegrasyonunun tamamen isteğe bağlı olduğunu açıkladı. Stone’a göre Muse’un mesaj içeriğini okuyabilmesi için kullanıcının hem Full Disk Access iznini hem de Mesajlar bağlantısını etkinleştirmesi gerekiyor. Bu izinler verilmediği sürece uygulamanın Mesajlar içeriğine ulaşamayacağı savunuluyor.
Meta Superintelligence Labs yöneticisi David Singleton da Aten’e doğrudan yanıt vererek sürecin uygulama ve işletim sistemi seviyesinde üç ayrı izin adımından oluştuğunu söyledi. İlk aşamada kullanıcı, Muse için macOS ayarlarından Full Disk Access iznini kendisi vermek zorunda. Bu izin etkinleştirildikten sonra Mesajlar uygulaması için erişim seviyesi seçilebiliyor.
macOS, Mesajlar erişimi için “Yok”, “Yalnızca okuma” veya “Okuma” gibi seçenekler sunuyor. Full Disk Access kapalı olduğunda bu seçeneklerin kullanılamadığı belirtiliyor. Ayrıca tam disk erişimi verilirken macOS’un kendi ayar arayüzü açılıyor ve kullanıcıdan işlemi yeniden onaylaması isteniyor. Singleton, bu işlem tamamlandıktan sonra Muse’un tamamen yeniden başlatıldığını, dolayısıyla iznin yanlışlıkla verilmesinin zor olduğunu ifade etti.
Gazetecinin deneyimiyle şirketin açıklaması çelişiyor
Meta’nın savunması, Aten’in aktardığı deneyimin teknik olarak gerçekleşemeyeceği iddiasına dayanıyor. Şirket, Muse’un Full Disk Access kapalıyken Mesajlar uygulamasındaki içerikleri okuyamayacağını söylüyor. Singleton ayrıca Muse’un yaşanan durumu açıklarken “cihaz bildirimleri” ifadesini kullanmasının doğru bir teknik açıklama olmadığını, yapay zekânın bu noktada hatalı yanıt verdiğini belirtti.
Bu nedenle Meta’nın mevcut açıklaması iki noktaya odaklanıyor: Aten’in gördüğünü söylediği mesaj içeriğinin Muse tarafından doğrudan okunmadığı ve yapay zekânın olayın kaynağını yanlış açıkladığı. Şirket, Muse’un güvenlik mimarisine ve hata ödül programına ilişkin sayfasını da yanıtının dayanakları arasında gösterdi.
Ancak iddia ile Meta’nın açıklaması arasındaki fark, kullanıcıların gizlilik konusundaki şüphelerini ortadan kaldırmış değil. Özellikle izinlerin kapalı olduğu belirtilen bir durumda özel içeriklerin yapay zekâ asistanının yanıtlarına nasıl yansıyabildiği sorusu açık kalıyor. Meta, olayın bağımsız olarak nasıl incelendiğine veya Aten’in yaşadığı deneyimi yeniden üretmek için hangi testlerin yapıldığına ilişkin ayrıntı paylaşmadı.
Muse’un güvenilirliği için kritik bir sınav
Gizlilik tartışması, Meta’nın tüketici yapay zekâ pazarındaki konumu açısından da önem taşıyor. Muse uygulaması şu anda App Store’da bir numarada yer alıyor. Bununla birlikte kullanıcıların bir yapay zekâ aracına özel mesajlar, bildirimler ve cihaz verileri gibi hassas içeriklere erişim izni vermesi, teknik özelliklerden çok güven unsuruna bağlı.
Meta’nın geçmişte tüketici verilerinin yönetimi nedeniyle davalar, Federal Ticaret Komisyonu ihlalleri ve para cezalarıyla karşılaşması da tartışmanın arka planını oluşturuyor. Cambridge Analytica veri skandalıyla bağlantılı 2018 tarihli davada New Mexico’daki bir jüri, şirketin veri uygulamaları konusunda kullanıcıları yanılttığına hükmetti. Bu karar, Muse hakkındaki iddia henüz doğrulanmış olmasa bile şirketin açıklamalarına duyulan güveni etkileyebilecek bir bağlam yaratıyor.
Şirket, şu aşamada Muse’un izinsiz şekilde Mesajlar içeriğine erişemeyeceğini kesin biçimde savunuyor. Öte yandan kullanıcı deneyimi ile teknik açıklama arasındaki uyuşmazlık giderilmedikçe, uygulamanın güvenlik yaklaşımı hakkındaki soru işaretleri devam edecek. Muse’un gelecekteki başarısı yalnızca uygulamanın yeteneklerine değil, Meta’nın bu tür gizlilik iddialarını ne kadar şeffaf biçimde araştırdığına da bağlı olacak.
Günün zaman çizelgesi
Haber eklenme saatine göre sıralanır.
- 30 Eylül 2026
- Factory CEO’su, danışmanını Cognition’a bilgi sızdırmakla suçladı
- Apple Music dört ülkede daha kullanıma sunuldu
- Romantik Anime Önerileri: Aşk, Komedi ve Dramı Birleştiren 6 Yapım
- DoorDash, drone teslimatına önce yerden başladı
- iPhone 18 Pro için en iyi aksesuarlar ve şarj seçenekleri
- Meta’nın yapay zekâ asistanı Muse, 5 milyon indirmeyi geçti
- Threads Hesap Silme ve Devre Dışı Bırakma Rehberi
- ABD ordusunun milyonlarca personel verisi çalındı
- iPhone True Tone Nedir, Ne İşe Yarar ve Nasıl Açılır?
- Apple gündeminde HomePad, iPhone Duo ve John Ternus var
- Türk Telekom Cayma Bedeli Nasıl Öğrenilir? Sorgulama Rehberi
- OpenAI, Jev benzeri Decisions API ile ajanları izleyecek
- BMW’nin elektrikli 3 Serisi, benzinliden 4.400 dolar ucuz
- iOS 27.2, Mesajlar uygulamasına pratik bir özellik getiriyor