ProLogium ve Rimac’tan daha hafif batarya tasarımı
SanalData’yı Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyinProLogium ve Rimac, elektrikli otomobiller için daha hafif bir katı hâl batarya tasarımı geliştirdi. Yol testlerinin 2028 sonunda başlaması hedefleniyor.
Elektrikli otomobillerin performansını yalnızca motor gücü veya batarya kapasitesi belirlemiyor. Batarya paketinin ağırlığı da aracın toplam kütlesini, taşıyabileceği yükü ve tasarım seçeneklerini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle otomobil üreticileri, daha fazla enerji depolamanın yanı sıra aynı kapasiteyi daha düşük ağırlıkla sunabilecek teknolojiler üzerinde çalışıyor.
Tayvan merkezli enerji şirketi ProLogium ile Hırvatistan merkezli otomobil üreticisi Rimac, bu hedef doğrultusunda geliştirdikleri katı hâl batarya tasarımını Paris Otomobil Fuarı’nda sergiledi. Ancak fuarda gösterilen ürün, henüz çalışan bir otomobilde kullanılan tamamlanmış bir batarya değil. Şirketler, mevcut aşamada sistemi bir tasarım maketi olarak tanıttı.
Yeni tasarım neden daha hafif olabilir?
Elektrikli araçlarda batarya sistemi, aracın en ağır parçaları arasında bulunuyor. Hücrelerin yanında koruyucu muhafazalar, bağlantılar ve paketin yapısal bileşenleri de toplam ağırlığa ekleniyor. Paket ağırlaştıkça otomobilin taşıdığı toplam kütle artıyor. Bu da menzil, yük kapasitesi ve araç mimarisi arasında daha hassas bir denge kurulmasını gerektiriyor.
ProLogium ve Rimac’ın yaklaşımı, yalnızca hücrelerin kimyasına değil, bataryanın araca nasıl yerleştirildiğine odaklanıyor. Şirketlerin planına göre yeni nesil katı hâl bataryalarda piller, ağır metal muhafazalar yerine düz ve esnek paketler şeklinde doğrudan batarya sistemine yerleştirilebilecek.
Bu yöntem, bataryanın çevresinde kullanılan yapısal parçaların azaltılmasına ve sistemin otomobil içinde daha farklı biçimlerde konumlandırılmasına imkân sağlayabilir. Böylece aynı ağırlık korunarak daha uzun menzil hedeflenebilir. Bir başka seçenek ise menzil hedefini değiştirmeden daha hafif bir otomobil geliştirmek olabilir. Hafifleyen araç, bataryanın toplam araç kütlesi içindeki payını azaltabilir.
Buradaki yaklaşım, yalnızca daha yüksek kapasite sunmaya çalışmıyor. Batarya paketinin yapısını sadeleştirerek hücrelerin otomobile entegrasyonunu yeniden ele almayı amaçlıyor. Bu nedenle tasarımın başarısı, enerji yoğunluğunun yanında koruyucu yapıların ağırlığı ve sistemin araçla uyumu üzerinden de değerlendirilecek.
İlk çalışan sistem için hedef 2027
Şirketlerin açıkladığı takvim, sergilenen maketten doğrudan seri üretime geçileceği anlamına gelmiyor. İlk hedef, tasarım maketini 2027 yılının başlarında çalışan bir sisteme dönüştürmek. Bunun ardından 2027’nin sonlarına doğru otomobillere entegre edilmeye hazır bir batarya üretilmesi planlanıyor.
Çalışan bir sistemin hazırlanması, projenin yalnızca ilk aşamasını oluşturacak. Bataryanın laboratuvar testlerinden ve güvenlik kontrollerinden geçmesi gerekecek. Ayrıca sistemin otomobile yerleştirilmesi, aracın diğer bileşenleriyle uyumu ve gerçek kullanım koşullarındaki davranışı da incelenecek.
Katı hâl batarya tasarımının otomobil içinde kullanılabilmesi için hücrelerin korunması kadar bağlantıların, paket yapısının ve aracın genel mimarisinin de birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle 2027 hedefi, teknolojinin ticari olarak kullanıma sunulacağı kesin bir tarih değil; çalışan ve otomobile uyarlanabilir bir sistem için belirlenen geliştirme aşamasını ifade ediyor.
Yol testleri 2028 sonunda başlayabilir
ProLogium ve Rimac’ın planındaki sonraki aşama, bataryanın gerçek otomobiller üzerinde denenmesi. Laboratuvar ve güvenlik çalışmalarının tamamlanmasının ardından yol testlerinin 2028’in sonlarına doğru başlaması hedefleniyor.
Yol testleri, tasarımın sergi maketi olmaktan çıkıp gerçek araç koşullarında değerlendirilmesini sağlayacak. Bataryanın farklı kullanım şartlarındaki davranışı, otomobille uyumu ve güvenlik performansı bu süreçte daha net görülebilecek. Bununla birlikte 2028 sonunda testlerin başlaması, teknolojinin aynı tarihte ticari araçlarda kullanılacağı anlamına gelmiyor.
Mevcut açıklamalarda bataryanın performansı, üretim kapasitesi, maliyeti veya seri üretim tarihiyle ilgili doğrulanmış bir bilgi paylaşılmadı. Bu nedenle şimdiden kesin bir menzil artışı ya da belirlenmiş bir üretim takvimi açıklamak mümkün değil.
Şimdilik bilinen plan; 2027’de çalışan bir sistem geliştirilmesi, ardından otomobile entegrasyon ve güvenlik süreçlerinin yürütülmesi, 2028’in sonlarına doğru da yol testlerine geçilmesi yönünde. Tasarımın elektrikli otomobillerde ne kadar ağırlık avantajı sağlayacağı ve ticari kullanıma uygun olup olmayacağı, bu testlerin sonuçlarıyla daha net anlaşılacak.
Günün zaman çizelgesi
Haber eklenme saatine göre sıralanır.
- 18 Ekim 2026
- Anthropic hisselerinin yüzde 5’ini kamu yararına ayıracak
- Philadelphia’da teslimat robotunu engelleyen kadın tutuklandı
- Sony’nin PlayStation Patenti Gecikmeyi Azaltmayı Hedefliyor
- Apple Watch Series 12 Health uygulamasında eksik kalan özellik
- ABD’de oyun sahipliğini güvenceye alan tasarı Kongre’de
- Disney, Character.AI Çalışanlarının Çoğunu İşe Alacak
- Rivian, elektrikli otomobilden teknoloji tedarikçisine dönüşüyor
- OpenAI, İnsansı Robot Projesi İçin 2027’yi İşaret Etti
- Fiat Tempra’nın 36 Yıl Önceki Dijital Gösterge Mirası
- GTA San Andreas Neden Bir Dönemin Efsanesine Dönüştü?
- 2000’li Yıllara Damga Vuran Efsane Telefonlar
- Lenovo Legion Go S SteamOS el konsolu indirime girdi
- PS5 emülatörü Demon’s Souls’ta 120 FPS’e yaklaştı
- Apple’ın dokunmatik MacBook Pro modeli 6 Kasım’da gelebilir