Veri merkezi atık ısısı: Danimarka’da binlerce ev ısınıyor

Meta’nın Odense’deki veri merkezinde atık ısı, ısı pompalarıyla bölgesel şebekeye aktarılıyor; yaklaşık 11 bin konut ısıtılabiliyor.

Veri merkezi atık ısısı: Danimarka’da binlerce ev ısınıyor

Yapay zekâ yatırımlarıyla büyüyen veri merkezleri, yüksek elektrik tüketimi ve çevresel etkileri yüzünden birçok ülkede tepki çekiyor. Danimarka’nın Odense kentindeki Meta veri merkezi ise bu tabloda farklı bir örnek sunuyor: sunuculardan çıkan atık ısı, bölgesel ısıtma ağı üzerinden binlerce konuta aktarılıyor.

Atık ısı neden boşa gidiyor?

Veri merkezlerinde 7/24 çalışan sunucuların çektiği elektriğin büyük bölümü eninde sonunda ısıya dönüşüyor. Bazı değerlendirmelere göre bu oran yüzde 90’a kadar çıkabiliyor. Ortaya çıkan ısı ise evleri doğrudan ısıtacak kadar yüksek sıcaklıkta olmadığı için çoğu zaman soğutma sistemleriyle atmosfere bırakılıyor.

Odense’deki yaklaşım, bu düşük sıcaklıktaki ısıyı yakalayıp kullanılabilir seviyeye çıkarmak üzerine kurulu. Böylece enerji hem soğutma yükünü hafifletiyor hem de şehir ısıtmasına katkı sağlıyor.

Odense’de sistem nasıl çalışıyor?

Şehirdeki bölgesel ısıtma şebekesinden alınan su, veri merkezinin soğutma ünitelerinden geçiriliyor. Sunuculardan gelen düşük sıcaklıktaki atık ısı bu sırada suya aktarılıyor. Isınan su, tesis yakınındaki ısı pompalarına gönderiliyor; amonyak bazlı pompalar suyun sıcaklığını yaklaşık 70–75°C’ye yükseltiyor. Bu sıcaklık, ev radyatörlerinde kullanılabilecek seviyede.

Sistem tasarımı, bölgesel ısıtma şirketi Fjernvarme Fyn için Ramboll tarafından hazırlandı. Meta enerji uzmanı Lauren Edelman’a göre yenilik tek tek parçalardan ziyade mevcut ısı pompası ve eşanjör teknolojilerinin büyük ölçekte bir araya getirilmesinde yatıyor.

Kapasite: 45 MW ve 11 bin ev

  • Şebekeye aktarılan ısı kapasitesi: yaklaşık 45 MW
  • Yıllık geri kazanım potansiyeli: yaklaşık 215 bin MWh (Ramboll verisi)
  • Isıtılabilecek konut sayısı: 12 binden fazla (potansiyel); proje genişlemesiyle fiili rakam yaklaşık 11 bin ev
  • Erken dönem Meta verisi: yaklaşık 6.900 ev ve yıllık 100 bin MWh; genişleme sonrası yaklaşık 165 bin MWh ve 11 bin ev

Ramboll, Danimarka Veri Merkezi Endüstrisi verilerine dayanarak tesislerin yüzde 63’ünün yakın gelecekte fazla ısıyı kullanmayı planladığını belirtiyor.

Neden her yerde kolay kopyalanmıyor?

Odense örneğinin avantajı, veri merkezinin zaten geniş bir bölgesel ısıtma şebekesinin içinde yer alması. Binlerce konuta giden boru altyapısı hazır olduğu için atık ısının uzun mesafelere taşınması gerekmiyor. Aynı model, bölgesel ısıtmanın yaygın olmadığı kentlerde aynı verimlilikle kurulamayabilir.

Yine de mesaj net: veri merkezlerini ısıtma altyapısına yakın konumlandırmak, atık ısıyı şebekeye bağlamak ve mevcut ısı pompası teknolojilerini ölçeklemek, hem enerji verimliliğini artırıyor hem de tesislerin toplumsal kabulünü güçlendirebiliyor.

Veri merkezleri neden tartışma konusu?

Özellikle ABD’de yerel halk, şebekeye binen yük ve çevresel etkiler nedeniyle veri merkezi projelerine karşı örgütleniyor. Tesisler yalnızca elektrik tüketimiyle değil, sürekli soğutma ihtiyacı ve ortaya çıkan ısıyla da gündeme geliyor. Bu ortamda atık ısıyı şehre faydaya çeviren modeller, tesislerin “sadece tüketici” algısını değiştirebilecek somut bir argüman sunuyor.

Odense’deki Meta tesisi, düşük sıcaklıklı atık ısıyı ısı pompalarıyla yükselterek bölgesel ısıtma ağına bağladığı için bu tartışmada sıkça örnek gösterilen projelerden biri haline gelmiş durumda. Sistemin parçaları (eşanjör, soğutma, amonyak bazlı ısı pompası) tek tek yeni değil; ölçek ve şehir altyapısıyla entegrasyon fark yaratıyor.

Kullanıcı ve sektör için anlamı

Yapay zekâ altyapısı büyüdükçe veri merkezi tartışması yalnızca “ne kadar elektrik tüketiyor?” sorusuyla sınırlı kalmayacak. Isı geri kazanımı gibi uygulamalar, tesisleri yerel enerji sisteminin parçası haline getirme potansiyeli taşıyor. Odense projesi, bu yönde ölçülebilir ve çalışan bir örnek olarak öne çıkıyor.

Yazar

Burak

SanalData teknoloji haberleri yazarı.

Yorum yaz