Veri merkezlerinde batarya depolama doğal gazı geride bıraktı

SanalData’yı Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin

Wood Mackenzie raporuna göre dört saatlik batarya depolama sistemleri, 43 pazardaki açık çevrimli doğal gaz türbinlerinden daha düşük maliyet sunuyor.

Veri merkezlerinde batarya depolama doğal gazı geride bıraktı
Kapak görseli yapay zeka ile üretilmiştir. Temsili görseldir; gerçek fotoğraf veya ürün çekimi değildir. Editoryal ilkeler

Yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte veri merkezlerinin elektrik ihtiyacı hızla artarken, bu tesislerde kullanılabilecek enerji kaynakları arasındaki maliyet dengesi de değişiyor. Wood Mackenzie tarafından hazırlanan yeni bir rapora göre, dört saatlik batarya depolama sistemleri dünyanın incelenen tüm bölgelerinde ve 43 pazarın tamamında açık çevrimli doğal gaz türbinlerinden daha ucuza elektrik sağlayabiliyor.

Karşılaştırma, özellikle yüksek talep anlarında devreye giren açık çevrimli gaz türbinleriyle batarya sistemleri arasında yapılıyor. Bu türbinler, elektrik şebekesinde tüketimin yükseldiği dönemlerde ek kapasite sağlamak için kullanılıyor. Veri merkezleri de kesintisiz ve yüksek miktarda elektriğe ihtiyaç duyduğu için enerji şirketleriyle birlikte bu kapasiteye olan talebi artırıyor.

Gaz türbinlerinde tedarik süresi uzuyor

Yapay zekâ odaklı veri merkezi yatırımları, doğal gaz türbinlerine yönelik talebi küresel ölçekte artırdı. Üreticiler, ellerindeki modelleri hızla satarken yeni siparişlerde bekleme süreleri de uzadı. Daha basit bir yapıya sahip açık çevrimli türbinlerin tedariki artık iki ila dört yıl sürebiliyor.

Daha verimli çalışan kapalı çevrimli türbinlerde ise bekleme listeleri 2030’ların başına kadar uzanıyor. Hem üretim kapasitesindeki kısıtlar hem de artan siparişler, yeni doğal gaz santrallerinin maliyetini yükseltiyor. Açık çevrimli modellerin daha kolay bulunabilmesi, bu sistemleri veri merkezi geliştiricileri açısından cazip kılmıştı. Ancak daha düşük verimlilik ve yüksek işletme giderleri, artan ekipman fiyatlarıyla birleşince ekonomik avantajları zayıflıyor.

Türbin fiyatlarındaki yükseliş yalnızca veri merkezi şirketlerini etkilemiyor. Elektrik üreticileri ve şebeke işletmecileri de yüksek talep dönemlerinde kullandıkları yedek kapasite için daha fazla ödeme yapmak zorunda kalabiliyor. Bu maliyetler, zaman içinde elektrik fiyatlarına da yansıyabiliyor.

Batarya maliyetleri düşerken doğal gaz pahalanıyor

Wood Mackenzie’nin değerlendirmesine göre bataryalardan elde edilen elektriğin maliyeti önümüzdeki yıllarda düşmeye devam edecek. Doğal gaz türbinlerinden üretilen elektriğin maliyetinin ise ilerleyen yıllarda artması bekleniyor. Bu eğilim, enerji yoğun veri merkezleri için yalnızca kapasite bulmayı değil, elektriği hangi yöntemle depolayıp kullanacağını da stratejik bir konu hâline getiriyor.

Raporda Orta Doğu ve Afrika için de dikkat çekici bir öngörü yer alıyor. Dört saatlik batarya sistemlerinin maliyetinin 2035’e kadar yüzde 33 azalacağı tahmin ediliyor. Böylece bataryaların, bölgedeki tüm doğal gaz piyasalarında yüksek talep anlarında kullanılan gaz kapasitesinin maliyet açısından önüne geçmesi bekleniyor. Çin’deki enerji depolama maliyetlerinin ise komşu pazarlara kıyasla yüzde 55 daha düşük olduğu belirtiliyor.

Bu tablo, bataryaların her durumda doğal gaz santrallerinin doğrudan yerine geçeceği anlamına gelmiyor. Batarya sistemlerinin kapasitesi, depolama süresi ve şebekenin ihtiyaçları yatırım kararlarında belirleyici olmaya devam edecek. Ancak fiyat farkının bataryalar lehine açılması, özellikle kısa süreli talep artışlarında gaz türbinlerine duyulan ihtiyacı azaltabilir.

Güneş enerjisi hâlâ en düşük maliyetli seçenek

İncelenen 43 pazarın tamamında yeni kurulacak elektrik üretim kapasitesi açısından en düşük maliyetli seçenek güneş enerjisi oldu. Kuzey Amerika’da da güneş enerjisi en ucuz yeni üretim yöntemi olmayı sürdürüyor. Bununla birlikte bölgede uygulanan gümrük vergileri ve ithalat kısıtlamaları, güneş enerjisi yatırımlarının maliyetleri üzerinde baskı oluşturuyor.

Şebeke ölçeğindeki güneş enerjisi projelerinin bu kısa vadeli etkilerden daha az etkilenmesi bekleniyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde toplam 168 gigavatlık kapasitenin, belirli vergi kredilerini koruyan düzenlemeler sayesinde yakın vadeli fiyat baskılarından büyük ölçüde ayrıştığı aktarılıyor. Bu koruma, inşaatına başlanmış veya 2027 sonundan önce tamamlanacak projeler için geçerli.

Wood Mackenzie analisti Ahmed Jameel Abdullah, enerji ekonomisindeki değişimin belirginleştiğini ve genişlediğini ifade etti. Veri merkezi yatırımları elektrik talebini artırırken batarya, güneş ve diğer düşük maliyetli kaynakların birlikte değerlendirilmesi; enerji şirketleri, şebeke işletmecileri ve teknoloji firmaları için giderek daha kritik hâle geliyor.

Günün zaman çizelgesi

Haber eklenme saatine göre sıralanır.

  1. Bugün
  2. OpenAI’ın matematik hamlesi araştırmacıları hazırlıksız yakaladı
  3. Veri merkezlerinde batarya depolama doğal gazı geride bıraktı Bu haber
  4. Apple HomePad gelecek salı üç özellikle tanıtılabilir
  5. RedMagic 12 Pro+ RGB sıvı soğutmayla tanıtılacak
  6. İlk Apple TV 4K, Apple’ın vintage listesine eklendi
  7. Tesla’nın Amasya Supercharger istasyonu hizmete açıldı
  8. Onvis’ten Matter destekli enerji izlemeli dış mekân prizi
  9. Samsung Galaxy A04s İçin Yazılım Desteği Sona Erdi
  10. Google, Fitbit Edge İçin 12 Ekim Tarihini İşaret Etti
  11. Nikon mikroskop yarışmasının birincisi yapay zekâ nedeniyle elendi
  12. Trump’ın yapay zekâyı yeniden adlandırma hamlesi tartışılıyor
  13. Yerli Hyundai IONIQ 3, TOGG’un Kredi Avantajını Alamıyor
  14. Samsung Galaxy S26 Ultra’nın fiyatı 949,99 dolara indi
  15. Grok Bot için kişisel e-posta adresi dönemi başladı
Mert Yılmaz
Yazar

Mert Yılmaz

Girişim Editörü

Mert Yılmaz, SanalData’da girişimler, teknoloji şirketleri ve sektör haberlerini yazar.

Mert Yılmaz’ın tüm yazıları

Yorum yaz