Bir Damla Tuzlu Suyla Çalışan DNA Bilgisayarı Geliştirildi
SanalData’yı Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyinMaynooth Üniversitesi araştırmacıları, elektrikli işlemci yerine DNA moleküllerinden yararlanan ve bir damla tuzlu suyla çalışan bilgisayar geliştirdi.
Bilgisayarların çalışması denildiğinde akla genellikle silikon çipler, elektrik kabloları ve yüksek enerji tüketimi gelir. Özellikle veri merkezlerinin büyümesi, hesaplama kapasitesi artarken enerji ihtiyacının da yükselmesine yol açıyor. Maynooth Üniversitesi’nden araştırmacıların geliştirdiği DNA tabanlı bilgisayar ise hesaplama sürecini elektrik devreleri yerine moleküllerin etkileşimine dayandırıyor.
Nature dergisinde yayımlanan çalışmaya göre sistemin çalışması için bir damla tuzlu su, özel olarak tasarlanmış DNA dizileri ve ısı değişimi yeterli oluyor. Araştırmacılar, DNA parçalarını tuzlu suya bırakıyor; sıvı kısa süre ısıtıldıktan sonra yavaşça soğutuluyor. Bu süreçte moleküller hareket ederek uygun eşleşmeleri buluyor ve birbirlerine bağlanıyor. Ortaya çıkan moleküler yapı, yapılan hesaplamanın sonucunu temsil ediyor.
Elektrik yerine DNA molekülleri hesaplama yapıyor
Klasik bilgisayarlarda işlemleri transistörler ve elektrik sinyalleri gerçekleştirirken bu sistemde aynı rolü DNA parçaları üstleniyor. Moleküller, önceden tasarlanan dizilimler sayesinde doğru eşleşmeleri kendileri bulabiliyor. Böylece hesaplama için geleneksel anlamda bir işlemciye veya karmaşık bir hata düzeltme yazılımına ihtiyaç duyulmuyor.
Bu yaklaşım, DNA bilgisayarlarının çalışma biçimini farklılaştırıyor. Sistem, elektrik bağlantılarına ve silikon tabanlı bir çipe ihtiyaç duymadığı için hesaplamayı sıvı içindeki biyolojik moleküllerin davranışı üzerinden gerçekleştiriyor. Sonuç ise oluşan moleküler yapı okunarak belirleniyor.
100 bit kapasite ve 25 kez yeniden kullanım
DNA bilgisayarlarının karşılaştığı temel sorunlardan biri işlem hızları. Araştırmacıların geliştirdiği sistem, 100 bitlik işlem kapasitesiyle kendi sınıfındaki en hızlı ve gelişmiş moleküler bilgisayar olarak tanımlanıyor. Basit bir “10 + 3” işlemini yaklaşık 30 saniyede tamamlayabilen bilgisayar, daha yüksek sayılarla yapılan işlemlerde de çalışabiliyor.
Çalışmada sistemin 34 milyona kadar olan sayılarla gerçekleştirilen karmaşık hesaplamaları doğru sonuçlandırabildiği belirtiliyor. Bu kapasite, DNA tabanlı hesaplamaların yalnızca küçük ve gösterim amaçlı işlemlerle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Aynı zamanda sistem, yüksek işlem kapasitesini yeniden kullanılabilirlikle bir araya getiriyor.
Moleküler bilgisayarlarda bir işlem tamamlandıktan sonra kullanılan sıvının atılması, teknolojinin önündeki pratik engellerden biri olarak görülüyordu. Yeni tasarımda ise özel DNA dizileri sayesinde sıvı temizlenerek tekrar kullanılabiliyor. Aynı tuzlu su damlası, belirgin bir yavaşlama veya performans kaybı görülmeden 25 farklı işlemde değerlendirilebiliyor.
Tıp ve uzun süreli veri saklama için araştırılıyor
Projenin amacı yalnızca daha az elektrik tüketen hesaplama sistemleri geliştirmekle sınırlı değil. 4 milyon avroluk destek alan ekip, moleküler bilgisayarların insan vücudunda kullanılma ihtimalini de araştırıyor. DNA tabanlı sistemlerin silikon çiplerin ulaşamayacağı kadar küçük alanlarda çalışabilmesi, hücrelerin içindeki süreçleri izleyen moleküler dedektörlerin geliştirilmesine kapı aralayabilir.
Bu tür bir kullanım, bilgisayarın yalnızca dışarıdaki bir cihaz olarak değil, biyolojik ortamda görev yapan küçük bir algılama sistemi olarak değerlendirilmesini mümkün kılabilir. Ancak çalışmada anlatılan teknoloji, henüz günlük kullanımda olan bir bilgisayar veya tıbbi cihaz seviyesinde değil; araştırma ve geliştirme aşamasında bulunuyor.
DNA’nın veri depolama kapasitesi de projenin bir başka araştırma alanını oluşturuyor. Uygun koşullarda bilgiyi binlerce yıl koruyabilen DNA, uzun süre saklanması gereken dijital arşivler için değerlendirilebilir. Böylece aynı moleküler yaklaşım hem hesaplama hem de veri saklama alanlarında kullanılabilecek bir platforma dönüşebilir.
Bir damla tuzlu suyla çalışan bu sistem, geleneksel bilgisayarların yerini hemen alacak bir alternatif sunmuyor. Buna karşın hesaplama kavramını elektrik devrelerinin dışına taşıyor ve DNA moleküllerinin bilgi işleyebileceğini pratik bir örnekle ortaya koyuyor. Yeniden kullanılabilirlik, işlem kapasitesi ve biyolojik ortamlarda çalışma ihtimali, moleküler bilgisayar araştırmalarının önündeki bazı teknik sınırların aşılabileceğini gösteriyor.
Günün zaman çizelgesi
Haber eklenme saatine göre sıralanır.
- 19 Eylül 2026
- Meta Muse’un Mesajlar erişimi gizlilik tartışması yarattı
- Flock Safety, çalışanları gönüllü ayrılığa davet etti
- GasPulse, iPhone’da benzin fiyat trendlerini takip ediyor
- Trump, yapay zekâya yeni isim ve “AI Force” kurmayı önerdi
- CXMT, DRAM Üretiminin Ardından 3D NAND’ı Değerlendiriyor
- Gmail’de 2FA Kodlarını Kopyalamak Artık Daha Kolay
- Trump’tan CNN, MS Now ve Politico’ya Beyaz Saray engeli
- ABD Donanması yatırımcılar için teknoloji planını yeniliyor
- ASELSAN SMASH 300’ü Tanıttı: Deniz Savunmasına Yeni Silah
- Disrupt 2026 biletlerinde zam için son hafta
- Yerli Akıllı Dip Mayını MALAMAN Envantere Girdi
- HÜRJET, F-35 Radarları ve MUGEM Gündemindeki 3 Başlık
- Google Gemini test sırasında üç şirkete saldırdı
- Hyte X50 PC Kasası 50 Dolar İndirimle Satışta