İnsanlar Yapay Zekâyı Neden İnsan Gibi Görmeye Başlıyor?
SanalData’yı Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyinMIT araştırmacıları, insanların robotlara ve sohbet botlarına neden insanmış gibi davrandığını inceliyor. Uzmanlara göre asıl soru, yapay zekâyla konuşurken bizim nasıl değiştiğimiz.
Yapay zekâyla konuşurken kibar ifadeler kullanmak, sohbet botuna teşekkür etmek ya da fiziksel bir robota el uzatmak çoğu insan için doğal bir davranışa dönüştü. Ancak bu refleks, makinelerin gerçekten bilinç sahibi olduğu anlamına gelmiyor. MIT’teki araştırmacılar, insanların neden yapay zekâyı insan gibi algıladığını ve bu davranışın bizi nasıl etkileyebileceğini tartışıyor.
Bu soruyu görünür kılan örneklerden biri, MIT Bilgisayar Bilimleri ve Yapay Zekâ Laboratuvarı’ndaki bir robot gösterimi. Araştırmacı Wil Norton, her biri yaklaşık 50 bin dolar değerinde olan iki insansı Unitree robotunu tanıtıyor. Robotlar, internette çoğunlukla dans ederken veya senkronize dövüş hareketleri yaparken görülüyor. Laboratuvar ortamında ise insanlarla doğrudan etkileşime giren, yaklaşılabilir makineler olarak karşımıza çıkıyor.
Robotlardan Gabe lakaplı olanıyla karşılaşan ziyaretçi, cihazın başının olması gereken yerde LiDAR sensörü bulunduğunu bilmesine rağmen ona insan gibi davranıyor. Robotun elini sıkarak selam vermek, bilinçli bir varlıkla değil, programlanmış bir makineyle iletişim kurulduğu bilinse de kendiliğinden ortaya çıkıyor. Bu kısa etkileşim, insanların makineleri kişileştirme eğilimini açık biçimde gösteriyor.
İnsan zihni makineleri neden kişileştiriyor?
MIT’de uzun yıllardır insanlarla bilgisayarlar arasındaki ilişkiyi inceleyen Dr. Sherry Turkle, bu eğilimin yeni olmadığını belirtiyor. Turkle, ev bilgisayarlarının yaygınlaşmasından günümüzdeki büyük dil modellerine kadar teknolojinin insanlar üzerindeki psikolojik etkisini araştırıyor.
Turkle’ün değerlendirmesine göre insanlar, en basit ve sınırlı etkileşimlerde bile karşılarındaki teknolojik sistemin kendileriyle ilgilendiğine inanabiliyor. Bunun karşılığında da makineye özen gösterme eğilimi ortaya çıkıyor. Başka bir ifadeyle, kullanıcı yalnızca yanıt alan taraf olarak kalmıyor; karşısındaki sistemle bir ilişki kuruyormuş gibi davranabiliyor.
Araştırmalar da bu davranışın yaygın olduğunu gösteriyor. Bir çalışma, insanların yaklaşık yüzde 70’inin yapay zekâyla iletişim kurarken kibar davrandığını ortaya koydu. Başka bir araştırmada ise kullanıcıların, ilk soru-cevap aşaması geçtikten sonra sohbet botlarına “lütfen” veya “teşekkürler” deme ihtimalinin arttığı görüldü.
Kibarlık ne zaman riskli hâle geliyor?
Yapay zekâya nazik davranmanın tek başına somut bir zararı bulunmayabilir. Fiziksel bir robotu selamlamak veya bir sohbet botuna teşekkür etmek, gündelik iletişim alışkanlıklarının teknolojik sistemlere yansıması olarak görülebilir. Fakat sohbet botları arama sonuçlarından müşteri hizmetlerine kadar daha fazla alanda kullanılmaya başladıkça, insanlarla makineler arasındaki sınır da daha fazla tartışılıyor.
MIT Media Lab bünyesindeki Cyborg Psychology araştırma grubunu kuran Dr. Pat Pataranutaporn, tartışmayı davranışın doğru ya da yanlış olup olmadığıyla sınırlamıyor. Ona göre asıl soru, insanların yapay zekâyla konuşurken nasıl birine dönüştüğü. Bu yaklaşım, teknolojinin yalnızca verdiği yanıtları değil, kullanıcıların davranış alışkanlıklarını da değerlendirmeyi gerektiriyor.
Risk, bazı kullanıcıların sohbet botlarının duygularına gerçekte olduğundan fazla anlam yüklemesiyle ortaya çıkıyor. Büyük dil modelleri çatışma yaratmayacak biçimde tasarlanabildiği için kullanıcıya sürekli onay veren, sabırlı ve uyumlu bir iletişim sunabiliyor. Bu deneyim, gerçek insan ilişkilerinin karmaşıklığına kıyasla daha kolay ve konforlu görünebilir.
Pataranutaporn, yapay zekâyla kurulan bu etkileşimi kurgu ve fantezi deneyimine benzetiyor. İnsanlar bir filmin gerçek olmadığını bildikleri hâlde, onlara farklı bir insani deneyim sunduğu için filmi izliyor. Ancak burada kritik nokta, bu deneyimden yararlanırken gerçeklikle bağın kaybedilmemesi.
Yapay zekâyla ilişki kurarken denge gerekiyor
Robotlara ve sohbet botlarına insan özellikleri yüklemek, insan zihninin doğal eğilimlerinden biri olabilir. Bu nedenle kullanıcıların makinelere isim vermesi, onlarla kibar konuşması veya onları bir arkadaş gibi görmesi şaşırtıcı değil. Yine de bu davranışların teknolojiyle kurulan ilişkinin niteliğini değiştirebileceği unutulmamalı.
MIT’teki tartışma, yapay zekânın bilinç sahibi olup olmadığı sorusundan çok, insanların bilinç sahibi olmayan sistemlerle iletişim kurarken neler yaşadığını merkeze alıyor. Makineler giderek daha insansı görünüp daha akıcı yanıtlar verdikçe, kullanıcıların bu sistemleri değerlendirme biçimi de önem kazanıyor. Nazik olmak sorun olmayabilir; asıl mesele, yapay zekânın sunduğu kolay etkileşimi gerçek insan ilişkilerinin yerine koymamak.
Günün zaman çizelgesi
Haber eklenme saatine göre sıralanır.
- Bugün
- LumenUs, yas dönemindeki bürokrasi yükünü yapay zekâyla azaltıyor
- Samsung, Bellek Maliyetleri Nedeniyle Telefon Üretimini Kısacak
- İnsanlar Yapay Zekâyı Neden İnsan Gibi Görmeye Başlıyor? Bu haber
- Danu Robotics, geri dönüşüm için yapay zekâlı robot geliştirdi
- YouTube ve Twitch, infaz yayınına izin verecek mi?
- The Social Reckoning ilk eleştirilerde beklentiyi aşamadı
- Automattic’te geçici CFO Jeremy Klaperman görevden ayrıldı
- Tesla, Avrupa’da Full Self-Driving adını değiştirdi
- Tüketici yapay zekâsında gelir arayışı: Abonelik yetmiyor
- Orkut Geri Dönüyor mu? Kurucusundan Destek Çağrısı
- Apple’ın “Welcome home” etkinliği canlı yayınlanacak mı?
- AirPods Max 2 ve M5 MacBook Air için indirim fırsatı
- ARMSX3 PS3 emülatörü Android için Google Play Store’da
- Claude Kullanıcılarına Kötü Davranış Nedeniyle Ban Uyarısı