Microsoft yöneticisi AI kazımasını “emek hırsızlığı” saydı
New York Times ile OpenAI ve Microsoft arasındaki davada yayımlanan belgeler, yapay zekâ eğitimi için içerik toplama yöntemlerine dair yeni ayrıntılar ortaya koydu.
New York Times’ın OpenAI ve Microsoft’a karşı açtığı telif davasında kamuya açıklanan yeni belgeler, yapay zekâ modellerinin eğitimi için internet içeriklerinin nasıl toplandığına ilişkin tartışmayı yeniden alevlendirdi. Mahkemeye sunulan başvuruda yer alan ifadelere göre Microsoft’tan bir yönetici, yapay zekâ şirketlerinin içerik toplama uygulamalarını insanlık tarihindeki en büyük emek hırsızlığı olarak nitelendirdi.
Belgeler, yayıncıların içeriklerinin ödeme duvarları aşılacak şekilde toplandığı, geniş veri setleri oluşturmak için yoğun kazıma işlemleri yapıldığı ve eğitim verilerindeki telif hakkı bildirimlerinin kaldırıldığı iddialarını da içeriyor. Ancak yeni bilgilerin önemli bir kısmının davadaki taraflardan New York Times’ın hazırladığı başvurudan geldiği belirtiliyor. İddialara dayanak gösterilen asıl ek belgelerin tamamı henüz kamuya açılmış değil. Bu nedenle aktarılan ifadelerin orijinal bağlamı her durumda görülemiyor.
Copilot trafiği yüzde 93’e kadar düşürdü
Davada yer verilen Microsoft verileri, şirketin Copilot “yanıt motorunun” New York Times alan adına yönlendirdiği tıklama oranının, geleneksel Bing aramalarına kıyasla yüzde 93’e kadar azaldığını gösteriyor. Bu sonuç, yapay zekâ destekli yanıtların kullanıcıyı kaynak web sitesine gitmeden bilgilendirmesinin yayıncılar üzerindeki ekonomik etkisini ortaya koyan en somut örneklerden biri olarak sunuluyor.
Microsoft’un Uygulamalı Bilimler Direktörü Brent Hecht tarafından Ocak 2024’te hazırlanan kurum içi sunumda, bu durum bir “kısır döngü” olarak tanımlanıyor. Sunuma göre yayıncıların trafik ve gelir kaybetmesi, web üzerindeki içerik üretimini zayıflatabilir. İçerik arzının azalması ise hem yapay zekâ modellerinin performansını hem de genel web ekosistemini olumsuz etkileyebilir.
Sunumda ayrıca, bir ürünün kendisini besleyen temel tedarikçilerin ekonomik yapısını tehdit etmesinin alışılmadık olduğu ifade ediliyor. Microsoft’un değerlendirmesi, yapay zekâ ürünlerinin eğitim verisi sağlayan yayıncılarla kurduğu ilişkinin yalnızca teknik bir veri erişimi meselesi olmadığını; gelir paylaşımı, lisanslama ve sürdürülebilir içerik üretimi başlıklarını da kapsadığını gösteriyor.
Microsoft ve OpenAI yöneticilerinin ifadeleri
Microsoft Üst Yöneticisi Satya Nadella’nın bu yılki duruşma öncesi ifadesinde, ödeme duvarı arkasındaki içeriklerin eğitim veya yanıt oluşturma amacıyla kullanılabilmesi için lisanslanması gerektiğini söylediği aktarılıyor. Nadella, OpenAI’ın ödeme duvarlı içerikleri izinsiz kazıdığı ve bunlarla model eğittiğini bilseydi, Microsoft’un modeli yeniden eğittirme hakkını kullanabileceğini belirtti.
OpenAI’ın ChatGPT Başkanı Nick Turley ise kurum içi bir yazışmada, sohbet botu gibi ürünlerin yayıncılar için varoluşsal tehdit oluşturduğunu yazdı. Turley’ye göre bu ürünler, özellikle yetenekleri geliştikçe, yayıncıların sunduğu içerik ve hizmetlerin yerine daha fazla geçebilir. OpenAI Başkanı Greg Brockman da modellerin haber içerikleri konusunda çok başarılı olduğunu ifade etti.
Bu ifadeler, davanın merkezindeki “adil kullanım” savunması açısından önem taşıyor. Telif hukukunda adil kullanım, bazı koşullarda telif sahibinden izin alınmadan eserlerden yararlanılmasına izin verebiliyor. Parodi, haber aktarma ve eleştiri gibi örneklerin yanı sıra kullanımın eserin pazarına zarar vermemesi ve orijinal ürünün yerine geçmemesi de değerlendirmede rol oynuyor.
Davanın hukuki çerçevesi netleşmiş değil
Yapay zekâ şirketlerinin telifli içerikleri model eğitimi için kullanıp kullanamayacağı konusunda kesinleşmiş tek bir hukuki kural bulunmuyor. Bazı hâkimler, eğitim sürecinin dönüştürücü niteliğe sahip olabileceği yönündeki şirket savunmalarına olumlu yaklaştı. Buna karşın içeriklerin ödeme duvarlarının aşılması, telif bildirimlerinin kaldırılması ve yapay zekâ yanıtlarının kaynak sitelere gidişi azaltması, adil kullanım değerlendirmesindeki pazar zararı ölçütünü daha karmaşık hâle getiriyor.
ABD yönetimi de bu ayın başında, OpenAI’ın dil modellerini lisanssız telifli materyallerle eğitmesini savunan bir görüş sundu. Bununla birlikte davada ortaya çıkan kurum içi yazışmalar ve şirket verileri, yapay zekâ ürünlerinin yayıncıların ekonomik temelleri üzerindeki etkisini şirketlerin de tartıştığını gösteriyor. New York Times’ın davası, model eğitimi için veri toplama ile yayıncıların içerik gelirlerini koruma arasındaki çatışmanın nasıl çözüleceği konusunda kritik bir hukuki sınav olmaya devam ediyor.
Günün zaman çizelgesi
Haber eklenme saatine göre sıralanır.
- Bugün
- Yapay zekâ güvenliği: Emniyet mi, kontrol mü?
- PDF Expert güncellemesi el yazısını aranabilir hâle getiriyor
- iOS 27 ile iCloud+ abonelerine yapay zekâ avantajı
- Birleşmiş Milletler verilerini yapay zekâya açıyor
- Microsoft yöneticisi AI kazımasını “emek hırsızlığı” saydı Bu haber
- Yapay zekâ şirketleri süperzekâ yarışında frene basmaya başladı
- Claude Code Projects, çoklu yapay zekâ ajanlarını buluşturuyor
- ABD’den Suudi Arabistan’a 24,3 milyar dolarlık F-35 onayı
- macOS 27 ile Siri yenilendi: Yapay zekâ özellikleri neler?
- Apple TV Türkiye Kataloğuna Türkçe Dil Desteği Geldi
- iPhone 18 Pro kamera incelemesi: Değişken diyafram öne çıkıyor
- Waymo, sel sorunlarının ardından San Antonio’ya döndü
- iOS 27 Siri AI, iPhone’da 100’den fazla işi yapabiliyor
- Kral Charles’tan yapay zekâ uyarısı: Kontrolü kaybetmeyelim