EPA, elektrik santrallerindeki sera gazı kurallarını kaldırıyor
ABD Çevre Koruma Ajansı, Biden döneminde kabul edilen elektrik santrali emisyon standartlarını geri çekmeyi ve kalan sera gazı yükümlülüklerini kaldırmayı planlıyor.
ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA), elektrik santrallerinin sera gazı emisyonlarını sınırlayan federal düzenlemeleri geri çekmeye hazırlanıyor. Trump yönetiminin hazırladığı plan, Biden döneminde kabul edilen 2024 tarihli Karbon Kirliliği Standartları’nı büyük ölçüde etkisiz bırakmayı amaçlıyor. Öneri ayrıca elektrik üretim tesisleri için yürürlükte kalabilecek diğer sera gazı şartlarının da kaldırılmasını içeriyor.
Plan henüz kesinleşmiş bir uygulama anlamına gelmiyor. EPA’nın önerisi, yürürlüğe girmeden önce hukuki ve idari süreçlerden geçecek. Ancak kurumun yaklaşımı, ABD’de elektrik üretiminden kaynaklanan emisyonların federal düzeyde nasıl denetleneceğine ilişkin politikayı doğrudan değiştirebilir.
EPA hangi gerekçeleri öne sürüyor?
EPA, mevcut düzenlemenin Temiz Hava Yasası’nın kuruma verdiği yetkiyi aştığını savunuyor. Kurumun itiraz ettiği noktalardan biri, elektrik santrallerinin emisyonlarını azaltmak için kullanılmasını istediği kontrol teknolojilerinin yeterince kanıtlanmadığı iddiası. EPA ayrıca elektrik santrallerinden yayılan sera gazlarının iklim değişikliği üzerinde maddi bir etkisinin bulunmadığını ileri sürüyor.
Bu yaklaşım, Biden yönetimi döneminde benimsenen düzenleme mantığının tersine çevrilmesi anlamına geliyor. 2024’te kabul edilen standartlar, elektrik üretim tesislerinin karbon kirliliğini azaltmasını hedefliyordu. Yeni teklif ise yalnızca bu standartları geri çekmeyi değil, santraller için geçerli olabilecek diğer sera gazı yükümlülüklerini de ortadan kaldırmayı öngörüyor.
EPA, geçen ilkbaharda duyurduğu geri çekme planını böylece daha ileri taşıyor. Kurumun yeni önerisi kabul edilirse elektrik üretim tesislerinin iklim kaynaklı emisyonlarını sınırlayan federal çerçeve önemli ölçüde daralacak. Bu durum, emisyon azaltma sorumluluğunun federal kurallardan başka politika araçlarına veya farklı yönetim seviyelerine kaymasına yol açabilir; ancak planın bu alanda nasıl bir uygulama oluşturacağı henüz kesinleşmiş değil.
Elektrik üretimi neden kritik görülüyor?
Elektrik santralleri, ABD’de sera gazı emisyonlarının en büyük kaynakları arasında yer alıyor ve emisyon sıralamasında ikinci sırada bulunuyor. Bu nedenle santrallere yönelik kurallar, yalnızca belirli tesislerin çalışma koşullarını etkilemiyor. Düzenlemeler aynı zamanda ülkenin iklim politikasında sera gazı azaltımının nasıl uygulanacağını da belirliyor.
Emisyon standartlarının kaldırılması, elektrik üretim sektörünün çevresel denetiminin kapsamını yeniden tartışmaya açabilir. Bir yandan enerji ihtiyacının karşılanması ve elektrik üretim altyapısının işletilmesi, diğer yandan santrallerin iklim üzerindeki etkilerinin sınırlandırılması gerekiyor. EPA’nın önerisi, bu iki hedef arasındaki dengenin federal kurallar yoluyla nasıl kurulacağı sorusunu yeniden gündeme getiriyor.
Planın açıklanması, küresel sıcaklık artışının iklim risklerini daha tehlikeli seviyelere taşıyabileceği uyarılarının yapıldığı bir döneme denk geliyor. Kaynakta, son yazın kayıtlardaki en sıcak yaz olduğu da belirtiliyor. Bu tablo, sera gazı düzenlemelerinin gevşetilmesinin zamanlamasına ilişkin tartışmaları güçlendiriyor.
EPA’nın yetkisi mahkemelerde tartışılabilir
ABD’de EPA’nın sera gazlarını düzenleme yetkisi uzun süredir hukuki incelemelerin konusu. ABD Yüksek Mahkemesi, 2007 yılında Temiz Hava Yasası’ndaki hava kirleticisi tanımının iklim değişikliğine yol açan sera gazlarını da kapsadığına hükmetti. Mahkeme ayrıca EPA’nın sera gazlarının insan sağlığı ve çevre için tehlike oluşturduğuna karar vermesi halinde emisyonları azaltmak üzere harekete geçmesi gerektiğini belirtti.
EPA bu değerlendirmeyi 2009 yılında yaptı. Kurumun o dönemde aldığı “tehlike oluşturma” kararı, sera gazlarının federal düzenlemeler kapsamında ele alınmasının hukuki temellerinden biri haline geldi. Yeni planın temel sorularından biri, bu kararın ve 2007 tarihli mahkeme hükmünün nasıl değiştirilebileceği olacak.
Biden yönetiminde EPA’ya danışmanlık yapan Zealan Hoover, planın iklim kirliliğinin insan sağlığına veya refahına zarar vermediği yönündeki bir yaklaşıma dayanabileceğini söyledi. Çevre hukuku uzmanı Maggie Coulter ise yönetimin sera gazlarının tehlike oluşturmadığı yönünde yeni bir karar almasını beklediğini belirtti. Coulter, böyle bir değerlendirmenin yerleşik bilimsel bulgularla çelişeceğini ve mahkemelerde güçlü itirazlarla karşılaşacağını savundu.
Teklifin kaderini yargı belirleyebilir
Çevre ve iklim uzmanları, EPA’nın planı desteklemek için sunduğu hukuki gerekçelerin tamamını henüz inceleme fırsatı bulamadı. Bu nedenle teklifin kesin metni, EPA’nın hangi kararları geri çektiği ve kurumun hukuki dayanağını nasıl açıkladığı büyük önem taşıyor.
Planın yürürlüğe girmesi halinde çevre grupları ve iklim uzmanlarının mahkemelere başvurması bekleniyor. Davalarda, EPA’nın 2007’deki Yüksek Mahkeme kararına ve 2009’daki tehlike tespitine rağmen sera gazı kurallarını kaldırıp kaldıramayacağı tartışılacak. Sürecin sonucu, ABD’de elektrik üretiminin çevresel denetimini ve federal kurumların iklim değişikliği karşısındaki yetkilerinin sınırlarını yeniden şekillendirebilir.
Günün zaman çizelgesi
Haber eklenme saatine göre sıralanır.
- Dün
- Microsoft, Windows ve Surface etkinliği için 7 Ekim’i verdi
- iOS 27, doğum günlerinde aramalara animasyon ekliyor
- Torrent takipçilerine açılan davada sahte yapımcı şüphesi
- Çocukların ruh sağlığında suçlu gerçekten sosyal medya mı?
- Meta, WhatsApp Business kurulumunu yapay zekâ ajanlarına bırakıyor
- iOS 27, Apple Calendar’a doğal dille etkinlik ekliyor
- 2019 model Intel iMac, Apple’ın vintage listesine girdi
- Pensilvanya’daki kızamık salgınında can kaybı dörde çıktı
- Yapay zekâ mezarlığı büyüyor: Kapanan projeler ve girişimler
- Apple TV’nin Emmy zaferine HBO patronundan yorum
- Agility Digit 5, İnsanlara Yaklaşınca Durup Çömelecek
- Kia PV7 tanıtıldı: Elektrikli van ailesi büyüyor
- Yapay zekâ veri merkezleri ABD’nin gaz talebini artıracak
- Boston, Flock’u veri paylaşımı ihlali sonrası bıraktı